KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/3861
- Karar no
- 2024/1713
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2022
- Numarası
- 2020/153 Esas - 2022/572 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar sebebiyle
- İstinaf karar tarihi
- 08/05/2024
Karar Metni
858 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde. Davalılardan ...'in 02.04.2012-22.02.2016 tarihleri arasında müvekkil şirkette Deniz ithalat operasyon elemanı olarak görev yaptığını, dolandırıcılık fiili sebebiyle savunma alındığını ve şahsın istifa ederek işten ayrıldığını, davalı ...'nın ... Ltd. Şti ile organik bağı olduğunu, hizmet karşılığı olmayan faturalara ilişkin ödemeleri ...
Bankası hesabına alan kişi olduğunu, davalı ...'ın 16.09.2013-10.02.2015 tarihleri arasında Yerel Finans Kontrolörü olarak çalıştığını ve şahsın anlaşma yoluyla iş akdinin sonlandırıldığını, ...Ltd. Şti'nin hizmet karşılığı olmayan faturaları keserek davalılar ile birlikte hareket ettiğini, davalı ...'in eşi olan ...'un o dönem sahte faturaları düzenleyen ...Ltd.
Şti bünyesinde çalıştığını, davalı ...'ın yurt dışına mail göndererek kullanılan ... programı üzerinde cari kart değişikliği yaptığını ve böylece sahte faturaları düzenleyen ... firması yerine ... isimli şahsa ödeme yapılmasının önünün açıldığını, ödemeler sebebiyle şirketin 127.192,20 TL'lik zarara uğradığını ve bu tutarın tahsili amacıyla davalılar ile ...
Ltd. aleyhinde icra takibi başlatıldığını fakat takibe haksız olarak itiraz edildiğini, anılan sebeplerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde. Öncelikle zamanaşımı itirazında bulunarak açılan davanın haksız olduğunu iddia ederek usul ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.
Görev itirazında bulunarak davanın iş mahkemesinde görülmesini iddia etmiş, ayrıca davanın haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "...Bilirkişinin tespit ve değerlendirmeleri ışığı altında davacı yanın tacir olarak tutmakla yükümlü olduğu defterlerin incelemek üzere mahkememize sunmak zorunda olduğu, dava dışı ...Firmasının davacı şirkete düzenlemiş olduğu faturaların sahte olup olmadığının denetlenemediği, davacının ilgili bilgi ve belgeleri bilirkişi heyetine sunmayarak faturaların sahte olup olmadığının, gerçek bir hizmet alımına konu olup olmadığının irdelenememesine sebebiyet verdiği, davacı şirketten tahsil edilen ödemelerin davalı ... tarafından dava dışı ...yetkilisi ...’a ödeme tevdi edildiği,
söz konusu ödemeler ile davacı şirketten gönderilen bedellerin zaman ve miktar bakımından örtüştüğü, davalı ...'nın takip talebinden daha fazla bedeli dava dışı şirket yetkilisine gönderdiği bu haliyle davacının girdiği zarara sebebiyet vermediği, davacı bu noktada iddiasını tam ve kesin olacak şekilde ispatlayamadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması sebebiyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
14.03.2022 tarihli raporda her nekadar ... incelemesi yapılamamışsa da sektör teamülleri dışında ödemeler yapıldığını yani hizmet alınmadan düzenlenen faturalar ile ödemelerin yapıldığının tespit edildiğini, 127.192,20 TL asıl alacak tutarı olduğu, borç sebebinin herhangi bir hizmet verilmemesine rağmen ...ve Dış Tic. Ltd.
Şti. tarafından tanzim edilen faturalar ödeme dekontları olduğunun anlaşıldığını, Yerel Mahkemenin eksik inceleme ve yetersiz delil ile hüküm kurduğunu, Davadışı ... firmasından ve ...'dan düzenlenen faturalara ilişkin alınan hizmet ile ilgili tüm taşıma belgelerinin sunulması gerekmesine rağmen bu konu da herhangi bir talepte bulunmamış tarafınca belgelerin dosya kapsamına alınması talep edilmesine rağmen görmezden gelindiğini, yapılan işlemlerin sektörel teamüller içinde olmadığının belli olduğunu,
dava dışı ... şirketi ile davalı ... arasında zaman ve ücret bakımından organik bağ olduğunun tespit edilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava.
Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporlarunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
08/05/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3861, K. 2024/1713, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama