KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1653
- Karar no
- 2024/3922
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/04/2022
- Numarası
- 2020/625 Esas - 2022/328 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle
- İstinaf karar tarihi
- 06/11/2024
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışma esnasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, ... Genel Müdürlüğü tarafından hasardan doğan bedellerin ödenmemesi üzerine 21.540,19 TL nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini aldıktan sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini belirtilmiş ve davalının icra takibine yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.
Müvekkili şirketin yapmış olduğu çalışmalarda gerekli tüm izinlerin ilgili kurumlardan alınarak iş yapıldığını, olay tarihinde ilgili adreste hasara uğradığı iddia edilen kabloların Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 58. maddesinin “Kabloların Döşenmesi” başlıklı b bendi gereğince yönetmeliğe uygun şekilde döşenmediğini ve gerçekleştiği iddia edilen hasara bunun verdiğinin anlaşıldığını, hasarın meydana geldiği iddia edilen bölgede sayın mahkemece yapılacak bir keşifle kabloların yönetmeliğe uygun derinlikte döşenmediğinin anlaşılacağını ve itirazın iptali davasının reddini,
davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.
Müvekkil idare ile müteahhit firmalar arasında eser sözleşmesi yapıldığını, her türlü zararlardan yüklenicinin - doğrudan sorumlu tutulduğunu, davacı idarenin Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğin uygun tesisat yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerektiği, idare aleyhine davacı şirket tarafından açılan bazı davalarda dinlenen tanıkların tesisatların olması gereken derinlikte olmadığını, tesisatın haritalandırılmadığını, genelde yeterli derinlikte olmadığı aksine yüzeyde olduğu yönünde beyanları olduğu belirtilmiş ve davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince. "Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 241,44 ₺ asıl alacak, 9,41 ₺ işlemiş faiz olmak üzere yekun 250,85 ₺ üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan alacağın %20'si nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verdiğini davanın tam kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Haksız eylemden kaynaklanan alacağa yönelik itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalı tarafından enerji kablolarına hasar verildiğini belirterek satılamayan enerji bedeli, etüt koordinasyon bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, malzeme bedeli ve (montaj) işçilik giderlerinden oluşan zararının tazminini istemiştir. Tüketilmeyen elektrik, santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür.
Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı ilamı).
Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı ilamı). Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Dosya kapsamından davacı her ne kadar hasarın hizmet alımı suretiyle dava dışı firmaya yaptırdığını ileri sürmüş ise de dosyaya sunulan hizmet alım sözleşmesinin incelenmesinde sözleşmenin bir yıl süreyle arıza onarım ve bakım işlerine ilişkin hizmet alım sözleşmesi olduğu, götürü bedel kararlaştırıldığı toplam bedelin eşit aylıklar şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda sözleşmenin doğrudan davaya sebep hasarın giderilmesi için değil genel olarak belirlenen bölgede belirlenen süre için götürü bedelli hizmet alımına ilişkin olduğu, davaya konu hasar olmasaydı dahi davacı idarenin götürü bedelle ihale ettiği hizmet alımına ilişkin ödemeyi eksiksiz yapması gerektiği ve davaya konu hasar sebebiyle davacının hizmet alımı yaptığı yükleniciye ilave bir bedel ödemediği göz önüne alındığında davacının somut olayda davalıdan isteyebileceği gerçek zararı hasar alan malzeme bedeli kadardır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu bu çerçevede hazırlanmış olup dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
06/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1653, K. 2024/3922, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama