İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2301 K.2025/161

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,

Esas2023/2301Karar2025/161Tarih15 Ocak 2025Okuma10 dk · 2.084 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Ocak 2025
Dosya no
2023/2301
Karar no
2025/161
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/03/2022
Numarası
2015/1019 Esas - 2022/137 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Rücuen Tazminat
İstinaf karar tarihi
15/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.084 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde.

Müvekkili kooperatif şirkette bulunan ve taraflarınca imal ettirilen atık su hattı bir idari kurum olarak davalı tarafından denetlendiğini ve daha öncesinde davalı kurumun kanal proje müdürlüğü ve planlama ve proje daire başkanlığı tarafından projesinin 1989 tarihinde uygulan bulunan işbu atık su hattının imalat sonucuna uygun bulunarak 29/08/2002 tarihli ... numaralı kabul tutanağı ile davalıya teslim edildiğini, diğer bir deyimle kooperatifteki atık su hatlarının her türlü işletim, bakım, onarım ve sorumluluğunun 2002'den beri davalıya ait olduğunu,

sal böyle iken hattın bakım ve temizliğini davalının zamanında yapmamasının ayrıca kooperatif dışında gerçekleştirmiş oldukları faaliyetler ve atık su hatlarındaki düzenlemeler neticesinde 18-19/12/2009 tarihinde ... 19. Ada no: 40- 42 adresinde bulunan " ... Şti" adlı iş yerini su bastığını, dava dışı bu iş yerinin sigortalayanı olarak iş bu su baskını neticesi oluşan zararı şirkete ödeyen sigortacı ...

Şirketi tarafından oluşan zararın tahsili için kooperatifimize tazminat davası açıldığını, Bakırköy 1. ATM'de açılan 2010/271 Esas ve 2012/176 Karar sayılı tazminat konulu davanın müvekkili aleyhine sonuçlandığını, gerekli bütün karar yollarına başvurulduğunu, en son Yargıtay 17. HD'nin 2014/17816 Esas ve 2017/17608 Karar sayılı 02/12/2014 tarihli karar düzeltme istemlerinin reddine dair ilamla bu davadaki mahkeme kararının kesinleşmiş olduğunu, işbu kararın düzeltme isteminin reddine dair ilamda 02/02/2015 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini ve ilamın icrası olan ... hesaplanan bedelin müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını,

netice olarak davalının kusurlu işlemlerinin atık su kanallarına gerekli bakım ve onarımları yapmamasının hizmetlerinin aksatması çevre bölgelerde yaptığı tadilatlarla atık su kanallarının dengesini bozması neticesinde bir iş yerinin zarar görmüş olduğunu ve müvekkilinin açılan dava neticesinde bu iş yerinin zararını haksız şekilde ödemek zorunda kaldığını ve bu sebeple de büyük zarara uğradığını, bu konuda dava sırasında mahkemeye ihbar talebinde bulunulduğunu ama adı geçen mahkemenin bu konudaki ihbar taleplerini kabul etmemiş olduklarını,

bununla birlikte ayrıca davalıya dava sırasında defa kere mahkeme dışı yollardan da başvuruda bulunulduğunu ancak davalının davaya müdahaleden yanlarında yer almaktan kaçındığını, mahkeme tarafından ilgili kurumdan da bilgi belge istenmekle iş bu davadan davalı idarenin haberdar olamamasına imkan bulunmadığını, konu ile ilgili olarak kesinleşen mahkeme kararı sonrası ödemek zorunda kaldıkları 190.306,21-TL için davalı idareye Beyoğlu ....

Noterliği'nin 24/02/2015 tarihli ve ... yev.

Numaralı ihtarnamesi ile başvuruda bulunup işbu bedelin faizi ile rücuen geri ödenmesinin talep edildiğini ancak davalı idarenin bu taleplerini de 24/04/2015 tarihli cevap yazısı ile kabul etmediğini bildirdiğini, bu sebeple iş bu ödedikleri tazminatı ve oluşan zararı davalıya işbu davayı açarak rücu etme zaruretinin hasıl olduğunu, davalının haksız ve kusurlu eylemlerinin, kontrol ve bakım sorumluluğunun gereği gibi ve zamanında ifa edilmemesi neticesinde derecattan geçerek kesinleşen Bakırköy 1. ATM'nin 2010/271 E. Ve 2012/176 K. Sayılı mahkeme ilamı gereği ...

Sayılı icra dosyasına müvekkilinin ödenmek zorunda kalan 190.306,21-TL'nin ödeme tarihi olan 14/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte fazlaya dair haklarının saklı kalmak üzere davalıdan tahsilini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan sebeplerle. İşbu davanın kabulü ile davalının haksız eylemi ve hizmet gereği gibi ifa etmemesi sebebi ile ...

Sayılı dosyasına 14/07/2015 tarihinde müvekkilce ödenmek zorunda kalındığını, 190.306,21 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte rücuen davalı kurumdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir Davalı vekilinin cevap dilekçesinde.

Öncelikle davanın zaman aşımından reddi gerektiğini, davaya konu hasarın 18/12/2009 tarihinde meydana geldiğini, davacının rücu davasına gerekçe gösterdiği Bakırköy 1. ATM'nin 2010/271 E. 2012/176 K. Sayılı davasında yapılan yargılama sırasında da idarenin olayla ilgili bir sorumluluğu olmadığından dolayı ihbar talebinin reddedildiğini, bu durumda huzurdaki davanın iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış sayılacağından davanın zaman aşımından reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkili idarenin ilgili birimi Abone İşleri Avrupa 1. Bölge Dairesi Başkanlığı'na gönderildiğini,

gelen cevabı yazıda iddia olunan olayın gerçekleştiği belirtilen 18 - 19/12/2009 tarihi öncesi olay günü ve olay sonrası kurumlarına temiz (şebeke) ya da atık (kanal) su şikayeti yaşandığına dair herhangi bir şikayet ya da bildirimde bulunulduğuna dair herhangi bir kayda rastlanılmadığını, söz konusu olaydan 24/05/2015 tarihinde kurumlarına çekilen ihtarname vasıtasıyla bilgileri olduğunu, gerek su baskınına maruz kalan firma tarafından ve gerekse müvekkili kooperatif (site) yönetimi tarafından kurumlarına olayla ilgili bilgilendirme yapılmadığını ve yardım talebinde bulunulmadığının görülmekte olduğunu, bilgileri dışında gerçekleşen,

yargı kararı ile kesinleşerek sonuca bağlanan ve 6 yıl gibi bir zamanı geride bırakmış bir olayın taraflarına fatura edilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, gerek su baskınına maruz kalan işyeri ile çevre işyerleri ve gerekse müvekkili kooperatif tarafından atıksu hatlarının çalışmadığına ya da yetersiz çalıştığına dair bir şikayetin mevzu bahis edilmemişken ve kooperatif bilgisi dahilinde ya da haricinde gerçekleştirilmiş bir faaliyetin söz konusu olmadığını, zararın dayanağının idarelerine devri yapılmış atıksu hatlarının bakım, onarım ve işletim sorumluluğunun gereği gibi yerine getirilmemesini,

önlemlerin alınmamasını ve kooperatif dışında gerçekleştirmiş oldukları faaliyetler sonucuna dayandırılması ve kesinleşen mahkeme kararına istinaden yaptığı ödemenin rucu talebinin hukuka aykırı olduğunu, hasara sebep olan su basması atıksu bağlantısından kaynaklı ise hasarın meydana geldiği yerde müvekkili idareye ait atıksu kanalının mevcut olduğunu, söz konusu atıksu baskınlarının yağışlı havalarda meydana gelmekte olduğunu, yağışlı havalarda yağmursuyu müvekkili idare atıksu kanallarına dolmakta olduğunu, atıksu kanallarının yağmursuyu debisini karşılayamadığı için söz konusu baskınların olmakta olduğunu,

dava konusu yerdeki atıksu baskını bölgenin yağmursuyu kanallarının yetersiz olmasından kaynaklanmakta olduğunu, ilgili kanunun 25. Maddesine göre oluşan bu maddi zararla ilgili müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, zarara uğradığını iddia eden davacının sigortalısı tarafından kullanılan işyerinin ruhsatı ve iskan izni/işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunup bulunmadığını ve binanın ve/veya bodrum katın inşaat ruhsatına, esas projesine uygun yapılıp yapılmadığını,

onaylı projesinde belirtilen şekilde ve maksatta kullanılıp kullanılmadığının araştırılmasını ve gerekli bilgilerin ilgili belediyesinden sorulmasını talep ettiklerini, mevzuattaki ilgili hükümlerde, gerekli fenni tedbirlerin alınmaması halinde idarelerinin sorumlu olmayacağı belirtildiğinden, hasara maruz kalan binanın, gerek...

Deşarj yönetmeliğine, gerek ilgili diğer mevzuat hükümlerine ve inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması sebebiyle, doğacak hasar ve zararlardan idarelerini sorumlu tutabilmenin mümkün olmadığını, Türk Ticaret kanununa göre davacı sigorta şirketinin, sigortalısının haklarına halef olması,

ancak olaydan müvekkili idarenin kusurlu ve sorumlu olması ile meydana gelen zararla idare arasında uygun illiyet bağının kurulması halinde mümkün olabilir olduğunu, hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davada, idarelerinin dava konusu zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi için zararın varlığının yeterli olmayıp, bu zararın idareye atfı kabil ve isnadının mümkün olması,

zararla idari eylem veya işlem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesinin zorunlu olduğunu, zararın idari eylem veya işlemden değil de zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağının kesilir ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkanının ortadan kalkacağını, davacının sigortalısının hasarın oluşmasında kusuru olup olmadığı hususunun bilirkişi marifetiyle tespiti ile tazminata hükmedildiği takdirde Borçlar kanunu gereğince sigortalının kusuru oranında tazminatın tenkisi yoluna gidilmesi gerekmekte olduğunu,

davada talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, tazmini gereken ancak hasara uğrayan emtia bedeli olduğunu, hasara ilişkin bedelin tarafsız bilirkişiler tarafından yeniden tespit edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın hükmedilmesini talep ettiği tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz istemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idarenin davacıya kesinleşmiş bir borcunun olmadığını, idarenin temerrüdü söz konusu olmadığından ancak dava tarihinden sonrası için faiz istenebilir olduğunu, ayrıca dava haksız fiile dayalı olarak açıldığından yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre ancak yasal faiz talep edebilir olduğunu,

dava konusu olayda müvekkili idarenin herhangi bir kasıt veya ihmali bulunmadığının aşikar olduğunu, bu sebeple de davanın reddinin gerekmekte olduğunu, yukarıda açıklanan sebeplerle. Usul ve esas bakımından hukuka aykırı olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin, 21/12/2012 tarih, 2010/271 E.-2012/776 K. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde,davacısının ... Sigorta A.Ş., davalısının ...

Kooperatif’i olduğu, davacının, 19/12/2009 tarihinde meydana gelen su basması sebebiyle sigortalısına ödediği hasar tazminatının, davalıdan rücuen tahsili talepli açılan davada, "....davalının tam kusurlu olduğu haksız ve hukuka aykırı eylemi sonucu davacının zarara uğradığı eylemle zarar arasında bağlantı bulunduğu ... sabit görüldüğünden.." davanın kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay 17.HD.,29/04/2014 tarih, 2013/4451 E.-2014/6535 K. sayılı kararı ile onandığı görüldü. ... sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, alacaklısının ...

Sigorta A.Ş., borçlusunun ... Kooperatif’i olduğu, Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin, 21/12/2012 tarih, 2010/271 E.-2012/776 K. sayılı kararının, ilamlı takibe konulduğu ve borçlu tarafından icra dosyasına, 14/07/2014 tarihinde 190.306,21-TL. ödeme yapıldığı görüldü. ...Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/271 E. sayılı dosyası ile de mahkememiz davacısı ...

Kooperatif’in olayın meydana gelmesinde, tam kusurlu olduğu haksız ve hukuka aykırı eylemi sonucu dava dışı sigortalının zarara uğradığı eylemle zarar arasında bağlantı bulunduğu ve %100 kusurlu (tam kusurlu) olduğu sabit görülmüş ve Yargıtay tarafından onanmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda; davacının, inşaatı ve alt yapı imalatlarını yaptıran kooperatif olması sebebiyle, olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan ve bu nedenle uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunun 58. maddesi ( aynı düzenleme 6090 sayılı TBK'nın 69. maddesinde de vardır.) gereğince olaydan dolayı uğranılan zararlardan sorumludur.Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;

tüm dosya kapsamına göre mahkememizce yapılan keşif sonucu alınan 12/03/2021 tarihli kök ve 26/10/2021 tarihli ek bilirkişi raporu denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülmüş olduğundan, mahkememizde de, davalı İSKİ'nin her ne kadar 2560 sayılı ...

Genel Müdürlüğü kanunu gereğince sorumlu olduğu düşünülebilirse de; gerek öğretide gerekse Yargısal içtihatlarda belirtildiği üzere, kusursuz sorumlu olan kişi veya kurumun illiyet bağının kesilmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği, illiyet bağının kesilmesi de mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile olabileceği, davacının, olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu (tam kusurlu) olduğuna ilişkin Yüksek Mahkemeden geçerek kesinleşmiş mahkeme kararı ile birlikte mahkememizce alınan teknik bilirkişi raporu ile de dava konusu su basması olayının,

yapı ve eser maliki davacının sorumluluğunda olan yapının mimari projesinden, su ve ısı izolasyonunun yapılmamasından, temelde ve bodrum duvarı çevresinde oluşan yeraltı suyunun tahliye edilmemesinden kaynaklandığının tespit edildiği, iş bu nedenle davalı... ile zarar arasında illiyet bağının kesilmiş olacağından, davalı İSKİ'nin sorumluluktan kurtulduğu, böylece davacının davalı ...'den zararın tazmini talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının davasının reddine, ..." karar verilmiştir.

Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde.

Son bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme esas 2021 tarihli raporda bu rapordaki çelişkininde giderilmediğin,30/04/2019 tarihli raporda yer alan tespitlerde müvekkil istemlerinin haklı görüldüğü bu yöndeki sonraki alınan bilirkişi raporunda ve ek raporda eski rapordaki çelişkilerin giderilemediği sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Haksız fiil iddiasına dayalı isdirdat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”.

Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları. Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 12.03.2021 ve 26.102021 tarihli bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, önceki bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesine,

uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,

kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1019 Esas 2022/137 Karar sayılı 01/03/2022 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının,

peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi,

harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

15/01/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2301, K. 2025/161, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2301
Karar No
2025/161
Tarih
15 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2342 K.2025/166
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2023/2365 K.2025/10
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/2410 K.2025/155
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2410 K.2025/168
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2412 K.2025/169
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2883 K.2025/121

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.