KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/2504
- Karar no
- 2024/4529
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/06/2022
- Numarası
- 2021/261 Esas - 2022/389 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle
- İstinaf karar tarihi
- 18/12/2024
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Davalı tarafından yapılan çalışma esnasında gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 19.198,35- TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince. "Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve deliller ile tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, zararın davalı tarafından verildiğinin ispatlanamadığı bu haliyle davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Hasar tespit tutanaklarının aksi ispat edilmedikçe kesin delil niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava.
Haksız fiil sebebiyle alacağın tahsili için İİK.nun 67. maddesine göre itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 110. maddesi gereğince davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.
Davacının, aynı davalıya karşı olan birbirbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslilik - fer'ilik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde, ileri sürmesine davaların yığılması denir. Buna göre eldeki davada, objektif dava yığılması mevcuttur.
29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL'ye çıkartılmıştır.Dosya içeriğinden;
... sayılı dosyasındaki ana para alacağının 2.160,80, ... sayılı dosyasındaki ana para alacağının 4.020,00 TL olduğu görülmüştür.Bu durumda, davalı vekilinin istinaf talebine konu olan tutarlar miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır ... sayılı dosya yönünden yapılan istinaf incelemesinde;Takip tarihinin 15.06.2020 olduğu, ana paranın 12.362,69 TL işlemiş faizin 435,91 Tl olduğu alacak sebebinin 24/01/2020 ...
Esenyurt/İstanbul adresinde meydana gelen 12 362,69 tl hasar bedeli olarak gösterildiği itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde davacı tarafından tanzim edilen hasar tutanağında hasar veren çalışmanın ... tarafından yapıldığı yazılmış ve hasar yerinde ...'nin çalışma yaptığı tabelaları ve hasar alanının gösteren fotoğraflar eklenmiştir. Davalı ... tarafından verilen cevap dilekçesinde de ;...
Genel Müdürlüğü Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığı’nın 27.11.2021 gün ve ... sayılı yazısına göre. 24/01/2020 tarihinde ... ve 24/01/2020 tarihinde ... Esenyurt adreslerinde 2018 yılı Avrupa 2.Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı İçme Suyu ve Atıksu Yapım, Bakım ve Onarım İşi kapsamında yüklenici tarafından İki baca arası kazı çalışması yapıldığı tespit edilmiştir" şeklindedir.
Buna göre davacının tuttuğu tutanak ve davalının cevabı birlikte değerlendirildiğinde davaya konu adreslerde tutanak tarihinde ... Genel Müdürlüğü Avrupa 2.Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı İçme Suyu ve Atıksu Yapı Bakım ve Onarım İşi kapsamında davalı kurumun yüklenici firmasının kazı çalışması yaptığı sabit olup mahkemenin dosya kapsamı ile bağdaşmayan red gerekçesi doğru olmamıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda.
Zararın, davalı...'nin yüklenicisi konumundaki ve ihbar olunan .... A.Ş.- ... A.Ş.
İŞ Ortaklığı” 'nın eylemleri ile gerçekleştiği, Dava konusu mahalde, davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmediği, davacının %30 , davalı ...'nin yüklenicisinin %70 oranında kusurlu olduğu, Davacı şirketin hesaplarında yer alan toplam 529,48 TL tutarındaki araç ve personel bedeline ilişkin, davacının kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç giderlerine ödediği ücretler genel idare giderleri olduğu, haksız fil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olduğu, bunların zararla ilgisinin olmadığı,
Ayrıca, 2.809,97 TL Dağıtılmayan Enerji Bedeli, 2.995,45 TL Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, 1.383,95 TL etüd koordinasyon bedeli adı altında talep edilen toplam 7.189,37 TL tutarındaki bedellerinin yasal dayanağı olmadığından, Meydana gelen hasarın KDV dahil 3.254,44 TL ve 113,14 TL faiz olmak üzere toplam 3.367,58 TL hesaplandığı,
davacının %30 oranında kusurunun hasardan indirilmesi gerektiği bildirilmiştir.Bu durumda iddia ve savunma ve dosya kapsamına göre;Davacı, davalı tarafından enerji kablolarına hasar verildiğini belirterek satılamayan enerji bedeli, etüt koordinasyon bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, malzeme bedeli ve (montaj) işçilik giderlerinden oluşan zararının tazminini istemiştir.Davalı yan her ne kadar hasarın yüklenicisi tarafından verildiğini ve sorumluluğun sözleşme gereğince yüklenicide olduğunu ileri sürmüş ise de hasara sebep olan kazı çalışmasının davalının işi olduğu,
davalı ile yüklenicisi arasında akdedilen sözleşmenin sözleşmelerin nispiliği prensibi gereğince üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, iş sahibi davalının yükleniciye verdiği işi denetlemekle yükümlü olduğu bu sebeple işin yapımından dolayı üçüncü kişilerin uğrayacağı zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
Tüketilmeyen elektrik, santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür.
Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı ilamı).Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli,
etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı ilamı).Bilirkişi raporundaki teknik incelemenin dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hukuki sorumluluğa ilişkin görüşlerinin bilirkişinin teknik uzmanlık konusu olmadığı gözetilerek bilirkişi tarafından yapılan hesap doğrultusunda ve davacıya atfedilen kusur oranı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin... sayılı ve ... sayılı icra takiplerine yönelik itirazın iptali davaları hakkında verilen kararın miktar itibarıyla kesin olduğu anlaşıldığından bu davalara yönelik istinaf talebinin reddine, .... sayılı icra takibine yönelik itirazın iptali davası yönünden istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
... sayılı icra takibine yönelik davanın kısmen kabulü ile 2.278,11 TL asıl alacak 79,20 TL işlemiş faiz yönünden davalı ... nin itirazının iptaline takibin devamına yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2504, K. 2024/4529, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama