KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Dosya no
- 2023/3594
- Karar no
- 2025/749
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2020
- Numarası
- 2017/241 Esas - 2020/756 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 26/02/2025
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... adına ... San. ve Tic. A.Ş tarafından yapılan atık su alt yapı kazı çalışmaları esnasında müvekkile ait alt yapıya zarar verildiğini,10.959,15-TL müvekkili Şirketin zararının hasar tarihi olan 15.09.2016 tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişebilir oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince. "10.959,15 TL'nin 15/09/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde.
Müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını hesaplamanın hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde. Müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, davacının kusurlu olduğunu, iddianın usulüne uygun bir biçimde ispat edilmediğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Dosya kapsamından davalılar arasında akdedilen sözleşme ile davalı ...'nin görev ve sorumluluğunda bulunan bir kısım işlerin yapımının sözleşme ile diğer davalıya verildiği, yüklenicinin işi sözleşme ve mevzuata uygun icra edip etmediğinin idare tarafından denetlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Meydana gelen zarardan davalı İski'nin işin denetim sorumluluğu kapsamında ,diğer davalının hasar veren eylemi gerçekleştiren kişi olması kapsamında sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmıştır. TBK m 61 gereğince birden çok kişi aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Bu çerçevede davalıların zarardan müteselsil sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Dosya kapsamından.
Davalı şirketler arasındaki sözleşme, hasarın meydana geldiği yerin sözleşme sınırları dahilinde ve kapsamında olması, alınan bilirkişi raporuna göre yapılan kazı mahiyeti ve zemindeki özelliklere göre davacıya atfı kabil kusurun bulunmaması, hasarın kazıyı yapan operatörün kusurundan kaynaklanmasının tespit edilmesi ve alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli mahiyeti nazara alındığında davalıların kusur ve zarar miktarına yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
TBK M. 90 gereğince İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. 117/2. madde gereğince haksız fiile dayalı zararlarda borç haksız fiil tarihinde muaccel olur. Davalı ... TTK m 16/1 gereğince, diğer taraflar TTK hükümleri gereğince tacir olup, davacı tacirin ticari faaliyetine konu zararına avans faizi uygulanmasında kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
26/02/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3594, K. 2025/749, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama