KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Dosya no
- 2023/4389
- Karar no
- 2025/3153
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/07/2023
- Numarası
- 2022/217 Esas - 2023/664 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 17/09/2025
Karar Metni
1.384 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde. Müvekkilinin ... San. ve Tic. A.ş 'nin 23/01/2012 Tarihinde ... A.ş İle Halkalı İstanbul Sarayları Projesi Elektrik Altyapı Tesisat İşleri Müteahhit Ana Sözleşmesi'ni imzaladığını, işbu sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirketin İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ... Mah. ... pafta, ...
Ada ve ... parsel olarak tapuda kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerine "Kablo Kanalı ve Yer Altı Alçak Gerilim Kablolama" imalat işlerini müteahhit firma olarak yapmayı üstlendiğini, Müvekkili şirket tarafından yüklenilmiş olan işin usulüne uygun olarak ifa edildiğini, müvekkili şirketin işlerini tamamlamasını takiben davalı şirket tarafından yüklenilmiş olan sair peyzaj imalatlarının yapılması / yaptırılması esnasında alçak gerilim besleme kablolarına zarar verildiği ve bundan arızanın kaynaklandığının tayin ve tespit olunduğu, ...
GYO'nun davalı şirketin sebep olduğu bahsi geçen arızaların giderilmesini müvekkili şirketten talep ettiğini, müvekkili şirketin söz konusu arızanın giderilmesi için 78.937,21 TL'lik bir harcama yaptığını, davalı şirketin haksız fiili neticesinde sebep olduğu zararı da tazmin etmediğini beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 78.937,21 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde.
Peyzaj işlerinin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, hasarın davacı tarafın kabloları uygun kesitte seçmemesi sonucu meydana geldiğini, davacının peyzaj işlerine zarar verdiğini, müvekkili şirketin peyzaj işlerini yeniden yaptırmak zorunda kaldığını beyanla; esas dava yönünden davanın reddine, karşı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin uğradığı 142.111,03 TL zararın 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince;
"...Asıl dava, davacı şirketin dava dışı şirketler ile altyapı tesisat işleri müteahhitliği hususunda yapılan anlaşma çerçevesinde sözleşme kapsamında edimini ifa ettiğini, ancak davalı şirketin peyzaj işleri sırasında kablolara zarar verdiği bu nedenle doğan zararın dava dışı şirketlere ödenmesi nedeni ile ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine; karşı dava ise davacı- karşı davalının kablo döşemelerini usulünce yapmaması nedeni ile peyzaj çalışmaları sırasında zarar doğduğu iddiasıyla bunun tahsiline yöneliktir.
Alınan bilirkişi raporları, sunulan deliller tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu hasarda davacı / karşı davalı tarafından yapılan işlerin projesine ve yönetmeliklere uygun olarak tamamlanıp işletmeye alındığı, bu nedenle davacı/karşı davalının kusurunun bulunmadığı, meydana gelen hasarın giderilmesi için düzenlenen hakkedişte gösterilen kablo ve malzemelerin birim fiyat ve işçilik bedellerinin hasarın giderildiği tarih itibariyle (11.07.2013) piyasa fiyatlarına uygun ve hasarın giderim bedelinin KDV dahil 49.914,63 TL olduğu, davacı/ karşı davalı tarafından 2 gün kırıcı + kazı iş makinesi çalıştırtması,
24 saat ... makine çalıştırılması, 199 m. karot makinesi ile beton kesilmesi, 4 sefer dolgu malzemesi nakliyesi, 48 m2 hafriyat nakliyesi ve 1510 adam/saat işçi yevmiyesi karşılığı olarak 29.022,58 TL tespit edilen hasar bedelinin tek taraflı düzenlenen belgeler ile talep edildiği, meydana gelen hasarın davalı /karşı davacı tarafından kablo güzergahı üzerinde yapılmış olan kazı çalışmalarında gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması sebebiyle meydana gelmiş olabileceği, meydana gelen olayda davalı /karşı davacı tarafın kusurunun bulunduğu anlaşıldığından, asıl davanın kısmen kabulü ile,
49.914,63-TL'nin 19/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl Dava Yönünden. 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile, 49.914,63-TL'nin 19/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karşı Dava Yönünden. 7-Karşı davanın REDDİNE, ..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde.
Gerekçeli kararda; " davacı/ karşı davalı tarafından 2 gün kırıcı + kazı iş makinesi çalıştırtması, 24 saat ... makine çalıştırılması, 199 m. karot makinesi ile beton kesilmesi, 4 sefer dolgu malzemesi nakliyesi, 48 m2 hafriyat nakliyesi ve 1510 adam/saat işçi yevmiyesi karşılığı olarak 29.022,58 TL tespit edilen hasar bedelinin tek taraflı düzenlenen belgeler ile talep edildiği," şeklinde gerekçeyle, asıl davada talep etmiş oldukları 29.022,58 TL yönünden talebin reddedildiğini,
hayatın olağan akışına göre yapılması mutad olan masrafların hesaba katılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına asıl davanın tümüyle kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde. Davacının zarara sebebiyet verdiğini iddia ettiği peyzaj işlerinin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, projenin çevre düzenlemesi ve peyzaj işlerinin 05.01.2013 tarihli ... sayılı sözleşme ile ...
A.Ş.'ye, sert peyzaj işleri ise 05.01.2013 tarihli ... numaralı Sözleşme ile ... San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'ye ihbar edildiğini, ilgili Sözleşmelerin cevap ve karşı dava dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu, müvekkilince Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan başvuruyla düzenlettirilen tespitte zararın davacının kusuruyla ortaya çıktığının belirlendiğini, hükme esas alınan raporun gerekli teknik incelemeye haiz olmadığı ve bu itibarla raporun bu haliyle hükme esas alınamayacağını, davacıdan kaynaklı olarak ortaya çıkan müvekkili şirket zararlarına ilişkin açılan karşı davanın reddi yönünde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava ve karşı dava. Haksız fiil sebebiyle tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”.
Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
Dosyada mevcut bilirkişi heyeti raporunda; mevcut geçici kabul tutanağına göre tesisin, projesine ve yönetmeliklere uygun olarak tamamlanmış ve işletmeye alınmış olduğu, hasarın kablo güzergahı üzerinde daha sonra yapılmış olan kazı çalışmaları sebebiyle meydana gelmiş olabileceği, davalı /karşı davacı tarafından yapılan kazı çalışmalarında (..., ..., Yağmursuyu, yangın tesisatı vs.) gerekli önlem ve tedbirleri almadığından meydana gelen olayda davalı/karşı davacı tarafın kusurunun bulunduğu,
dava konusu hasarda davacı / karşı davalı tarafından yapılan işlerin projesine ve yönetmeliklere uygun olarak tamamlanıp işletmeye alındığı anlaşıldığından kusur atfedilmediği belirtilmiştir. Somut olayda.
Davalı /karşı davacı tarafından yapılan kazı çalışmalarında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sebebiyle hasarın meydana geldiği, davacıya atfedilecek kusur bulunmadığı, bu kapsamda davalı/karşı davacının TBK 49 vd maddeleri gereğince zararı tazminle yükümlü olduğu ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun somut verilere dayalı ve denetime el verişli olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmayıp taraf vekillerinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre,
ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
17/09/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4389, K. 2025/3153, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama