KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Dosya no
- 2023/506
- Karar no
- 2023/633
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/07/2022
- Numarası
- 2021/565 Esas - 2022/911 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 01/03/2023
Karar Metni
1.019 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı şirket yetkilisi ...’in sahibi bulunduğu, davacının faaliyet yürüttüğü, Ergene 2 OSB’de bulunan ...
Mh ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın davalıya 11/04/2019 tarihinde satıldığını, devir tarihinden itibaren davacıya 4 ay süre verildiğini, 4 ay süre ile davacının kiracı olarak taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, 4 aylık süre dolduktan sonra da kullanmaya devam ettiğini, 09/09/2019 tarihinde ise davalının davacının taşınmaza girişini, kullanmasını, mallarını almasını engellediğini, davacının taşınmazda bulunan hammade, kimyasal madde, makine, malzeme ve ekipmanlarına davalının zarar verdiğini, bir kısmının kullanılamaz hale geldiğini,
bunun yanısıra davacının günlük 3.000TL kar kaybına uğradığını beyan ederek kimyasal madde ve hammadde stoğu için 10.000TL, makine, ekipman ve malzemeler için 10.000TL ve iş kaybı nedeniyle 10.000TLnin davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince;"...
Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi, Hakimler Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07/07/2021 tarihli 608 sayılı kararına istinaden 01/09/2021 tarihinde faaliyete geçmek üzere kurulmuştur. İlgili kararda Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresi, Tekirdağ ilinin tüm mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Mahkemenin kurulması ve faaliyetine geçmesine binaen Tekirdağ il merkezi ve ilçelerinin Asliye Hukuk Mahkemelerinde ticari sıfatla görülmekte olan derdest dosyalar, Yüksek Yargıtay'ın aşağıda belirtilen içtihatlarına binaen mahkememize gönderilmiştir. (Bkz.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 16/01/2020 tarih 2016/8699 Esas ve 2020/164 Karar, 06/12/2018 tarih 2018/2293 esas 2018/5694 karar, 08/10/2018 tarih 2016/968 esas 2018/4574 karar ve 16/10/2017 tarih 2016/881 esas 2017/2697 karar sayılı ilamları, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/19086 Esas ve 2015/1163 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/19086 Esas ve 2015/1163 Karar) Mahkememizce de, Yüksek Yargıtay'ın yukarıda anılı muhtelif dairelerinin vermiş olduğu kararlara istinaden dosyalar esasa kayıt edilmiş, dosyaların esastan görülmesine devam edilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi aşağıdaki gerekçeler ile, ilçe Asliye Hukuk Mahkemelerinde Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla görülen derdest dosyaların yeni kurulan veya yetki çevresi genişletilen Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmemesi gerektiğine dair karar vermiştir.Aynı zamanda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda anılı içtihatına paralel şekilde ilçe Asliye Hukuk Mahkemelerinde Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla görülen derdest dosyaların yeni kurulan veya yargı çevresi genişletilen Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmemesi gerektiğine dair karar vermiştir...Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
davanın görev nedeniyle USULDEN REDDİNE, Görevli Mahkemenin Çorlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, ..."karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde. Taraflar arasında görülen dava, ticari nitelikli bir dava olduğundan görevli mahkemenin Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Davalı tarafından verildiği iddia edilen zararın giderilmesine yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak yasa ile belirlenebileceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu ifade edilmiştir. Yine 6100 Sayılı HMK’nın 114. maddesinde mahkemenin görevli olması, dava şartı olarak öngörülmüştür. Görev, dava şartı olması sebebiyle mahkemece yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmese bile re’sen dikkate alınır.
Ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinin ikinci fıkrası hükmü;“Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır” düzenlemesini içermektedir. Dava, 20.03.2020 tarihinde Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmıştır.
Dava açıldıktan sonra Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş ve HSK'nın 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile yargı çevresi Tekirdağ İli'nin mülki sınırları olarak belirlenerek 01.09.2021 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık bakımından dava tarihinde henüz asliye ticaret mahkemesi bulunmadığından, dava doğru yerde, dava tarihi itibariyle görevli olan asliye hukuk mahkemelerinde açılmıştır.
Genel görevli asliye hukuk mahkemelerinin baktığı işlerin tür ve sayısının çoğalması üzerine zaman zaman uzman mahkemeler kurulmakta, asliye hukuk mahkemeleri bünyesinden ayrılan bu uzman mahkemelere mevcut dosyaların devrine yönelik geçiş hükümleri konulmaktadır. Bu halde halen asliye hukuk mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarının yeni kurulan uzman mahkemelere devredilmesi gerektiği izahtan varestedir.
Ancak Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararında bu yönde bir düzenleme bulunmadığı gibi mahkemelerin görevini düzenleyen hükümlerde de bu yönde bir düzenleme yer almamaktadır.
Yeni uzman mahkemenin kurulmasıyla birlikte işin, başka bir deyişle derdest dava dosyalarının devrine veya görevsizlik kararıyla gönderileceğine ilişkin özel hüküm bulunmaması halinde, dava tarihi itibariyle görevli mahkemelerin elindeki dosyaları göndermeksizin esastan karara bağlaması T.C. Anayasası’nın 37. maddesinde düzenlenen kanuni hakim ilkesinin doğal bir sonucudur.
Davanın açıldığı tarih itibariyle görevli olan asliye hukuk mahkemelerinin, derdest dava dosyalarını yeni kurulan veya yetki çevresi genişletilen ticaret mahkemelerine devir ya da görevsizlik kararı vererek göndermeden yargılama yapması gerektiği anlaşılmaktadır (Aynı doğrultuda Yargıtay 11. HD'nin 2022/1574 E.-2022/2411 K. Sayılı ilamı).
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
01/03/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/506, K. 2023/633, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama