KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2024/2908
- Karar no
- 2025/2044
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/02/2024
- Numarası
- 2023/327 Esas - 2024/122 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 21/05/2025
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Müvekkiline ait olan aracın Kadıköy Hasanpaşa'daki tur kalkış noktasında tura başlayacağı anda yakalama kararı sebebi ile otoparka çekildiğini, içindeki yolcuların ise araçlardan indirildiğini, tura çıkacak olan yolcuların ise gece vakti ikame araç temin edilene kadar aracın otoparka çekildiği yerde 3 saatten fazla bir süre beklemek zorunda kaldıklarını belirterek müvekkilinde meydana gelen manevi zarar sebebiyle olay tarihinden işletilecek faizi ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Manevi tazminata ilişkin kusur ve zarar şartının sağlanmamış olduğunu, İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararı doğrultusunda hukuka uygun işlem yapıldığından müvekkilinin kusurlu bir davranışı bulunmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...
Somut olaya bakıldığında davalı tarafından Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/787 Esas sayılı tasarrufun iptali dosyasında araçlara yönelik ihtiyati haciz kararı verildiği, yapılan işlemlerin davalının hukuki yolları izleyerek yasal hakkı kapsamında mahkeme ve icra kanalı ile meydana geldiği, davalıya bu anlamda kusur yüklenemeyeceği, manevi tazminatın yasal şartlarından olan kusur şartının da sağlanmadığı da anlaşıldığından yasal şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddi, ..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Müvekkilinin borçlu olmadığını, tasarrufun iptali davasının, davalı şirketten mal kaçırma amacına yönelik gerçekleştirdiği devirlerin iptalini hedefleyen icra ve iflâs hukukuna özgü bir dava olduğunu, davalının açıkça kötü niyetli davranarak müvekkilini zarara uğrattığını, mahkemece verilen ret kararının hatalı ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kusur ve zarar şartlarının gerekleşmiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava.
Haksız ihtiyati haciz sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkindir.Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi, 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür.
Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.Dava konusu olayda.
İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/787 Esas sayılı dosyasıyla görülen tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati haciz kararının işleme konulduğu, davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2908, K. 2025/2044, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama