KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2024/419
- Karar no
- 2025/2648
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2022
- Numarası
- 2022/476 Esas - 2022/962 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 01/07/2025
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Davalı şirketin internet sitesinde yayınladığı haber içeriğinin gerçek dışı olduğunu, haber içeriğinin müvekkil şirket aleyhine kamuoyunda manipülasyon yarattığını, basın yoluyla kişilik haklarının, ticari itibarının zedelenmiş olduğunu belirtmekle, davacı şirketin medya sektöründe ilk sırada yer alan ve sektörün öncüsü konumunda olan Türkiye ekonomisine hizmet eden, katkı sağlayan, iktisadi ve ekonomik anlamda milli servet niteliğindeki yatırımları olduğunu bu konumunu ise toplumda ve sektörde oluşturduğu ticari ve şahsi itibar ve saygınlığını, yasalara, toplum değerlerine,
sosyal sorumluluk ilkelerine ve etik kurallara daima bağlı kalmayı başarının ilk şartı olarak gördüğünü dürüst ve basiretli bir tacir olarak hareket etmesine borçlu olduğunu, davalı internet sitesinde yayınlamış olduğu haberde tarafsız ve kaynağından doğru haber ilkesinden ödün verdiğini asılsız ve karalayıcı söylemleri olduğunu müvekkil şirketin kişilik haklarına ticari itibar ve en temel haklarına ciddi anlamda zarar verdiğini bu sebeple davalı şirketten 0,03-TL manevi tazminat, davasının kabulü ile en büyük iki ulusal gazete ve davalı şirketin internet sitesinde yayımlanmasını talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya bakıldığında; davalı tarafça yayınlanan gazete haberinde, "Demirören'in bankalarla pazarlığı sürüyor.." başlıklı yazı olup söz konusu yazının bankacılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre hazırlandığı yazı içeriğinden anlaşılmaktadır.
Söz konusu yazıda davacının kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek bir yoruma yer verilmediği, davalının kişilik haklarına saldırı kastıyla hareket etmediği, dürüstlük kuralına aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, çatışan yararlar dengesinin davacı yararına bozulmadığı, haber başlığı ile öz arasındaki denge gözetildiğinde; davalı tarafça yapılan yayının görünür gerçeğe uygunluk ölçütü ile yine ölçülülük (biçimle öz arasında denge) ölçütüne aykırı olmadığı, haber içeriğinin dürüstlük kuralını ihlale sebep olacak nitelikte ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, buna göre manevi zararın da oluşmadığı değerlendirilmekle davanın reddine.." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Manevi tazminat koşullarının oluşması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğine istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava.
Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu,
davaya konu edilen yayında haberin toplumsal ilgiye haiz, güncel ve yargılamaya konu bir olaya ilişkin olarak ve özle biçim arasındaki denge korunarak kamuoyuna aktarıldığını, kişilik haklarının ihlalinden ya da basının sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/419, K. 2025/2648, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama