KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/2044
- Karar no
- 2025/2740
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/03/2025
- Numarası
- 2025/204 Esas - 2025/246 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 09/07/2025
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili firmanın gözlük vb. ürünlerin ithalat, ihracat, toptan ve perakende satışı ile uğraştığını, davalı şirketin de müvekkili ile çok benzer sektörlerde faaliyet gösterdiğini, müvekkil firmanın tarafı olarak bulunmadığı bir borç ilişkisi ile alakalı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası 05/07/2017 ve 22/11/2017 tarihlerinde iki defa firma adresine hacze gelindiğini, ve müvekkili firmanın yüksek miktarda malını haczettirdiğini, müvekkilin haciz sırasında istihkak iddiasında bulunmuş olup, borçlular ile müvekkili şirket arasında herhangi bir bağ olmadığının açıklandığı, yapılan itirazların akabinde İstanbul ...
İcra Müdürlüğü dosyayı istihkak hakkında karar vermek üzere İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/1034 Esas sayılı dosyasının kararı ile takibin devamına hükmettiğini, İstanbul Bölge Adiye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1175 Esas sayılı dosyada verdiği 17.07.2023 tarihinde davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine kesin olmak üzere karar verildiğini, müvekkil firmanın haczedilen mallar üzerindeki istihkak iddiasının kesin neticeye bağlandığını, davalı tarafın yaptığı hacizlerin haksız haciz niteliğinde olduğu da ayrıca tescillendiğini, dava konusu icra dosyasının asıl borçluların müvekkili firma değil ... ve ... gözüktüğünü,
davalı tarafın kötü niyetli haciz işleminden kaynaklı hedeflediği kazancı elde edemediğini bu sebeple zarara uğradığını, davalı tarafından haczedilen malların kar ve değer kaybının tazmini için şimdilik 1.000,00 TL maddi ve ticari itibar kaybının tazmini için 100.000,00 TL manevi tazminatın hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizli ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Haciz mahallinde borçlularda ...na ait borçlunun ... San. ve Dış. Tic. Aş. yönetim kurulu üyesi olduğuna dair imza sirküleri, borçlu adına SGK Hizmet Dökümü, borçluya ... Bankası Mercan Şubesinde para ödenmesine ilişkin talimat, borçlunun ...
Bankası Sirkeci Şubesine para yatırmaya yetkili olduğuna dair talimat, borçlunun personel yol, maaş, SGK giderlerinde adının yazılı olduğu evrakların bulunduğunu, söz konusu belgelerin bulunması sebebiyle hem yerel hem de istinaf mahkemesi tarafından kötü niyetli olmadıklarına kanaat getirildiğini ve tazminata hükmedilmediğini, Dolayısıyla davacının iddiasının aksine istihkak davasının kabulü kararı huzurdaki davada da haklı olduğunu teşkil etmediğini, söz konusu istihkak davasının sadece menkulün aidatının tespitine yönelik olduğunu,
davacının tazminat talepli istihkak davasında İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından yargılama yapıldığını ve müvekkilinin kötü niyetli olmadığı şeklinde hüküm kurulduğunu, iş bu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevsizlik sebebi ile usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız hacizden kaynaklanan tazminat davasıdır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2044, K. 2025/2740, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama