KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2019
- Dosya no
- 2019/131
- Karar no
- 2019/427
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/05/2017
- Numarası
- 2015/419 Esas - 2017/392 Karar
- Davanın konusu
- Cismani Zarar Sebebiyle Maddi Tazminat
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesinde düzenlenen ön inceleme konularında herhangi bir eksikliğin bulunmadığı anlaşılmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. ZMMS sigortası bulunmayan aracın müvekkilinin sevk ve idaresi altındaki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek 1.000 TL sürekli maluliyet tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 183.253,05 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin temerrüte düşmediğini bu sebeple de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde.
“Davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL'si dava tarihi olan 20/04/2015 tarihinden 179.802,54 TL'si ıslah tarihi olan 16/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte olmak üzere toplam 180.802,54 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili;
sigortası bulunmayan aracın ticari bir araç olmadığını, bu nedenle avans faizine hükmedilemeyeceğini belirterek istinafen kararın kaldırılması talebinde bulunmuştur.Yine karara karşı davacı vekili tarafından temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda sigortası bulunmayan ... plaka sayılı motosikletin şahıs adına kayıtlı olduğu, aracın bir ticari işletmenin faaliyeti kapsamında kullanıldığına dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, giderek davalı güvence hesabının avans faizi ile sorumlu tutulmasının doğru olmadığı,
bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmaktadır.Diğer yandan, aksine hüküm bulunmadıkça haksız fiil teşkil eden eylemlerde, zarar, haksız fiilin işlendiği tarihte gerçekleşeceğinden (ıslahen artırılan kısım için de olmak üzere) temerrüt hali eylemin işlendiği tarihte gerçekleşir (TBK 117/2).
Haksız fiilden kaynaklanan zarardan kanunen sorumlu olan kişiler de zararın tamamı için kanunda temerrüt tarihi bakımından ayrık hüküm varsa o hükümde belirtilen tarihten itibaren temerrüde düşerler. Ancak alacağın bir bölümü veya tamamı için talep edilen faiz başlangıç tarihi temerrüt halinin gerçekleştiği tarihten sonraki bir tarih ise o tarihten itibaren; yalnızca faiz talep edilmiş ise dava tarihinden; faiz talep edilmemişse karar tarihinden itibaren faize hükmolunacaktır.
(Islah edilen kısıma ilişkin olarak da faiz başlangıç tarihinin haksız fiil tarihi olduğuna dair Yargıtay 17 HD. 2015/9265 Esas, 2018/3446 Karar sayılı kararı.
Yargıtay 1 HD. 2013/10600 Esas, 2013/15512 Karar sayılı kararı ve benzer nitelikteki diğer içtihatları)2918 sayılı KTK'nın 99. ve ZMSS Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.Somut olayda dava ve ıslah dilekçesinde zararın tamamı için kaza tarihinden itibaren talepte bulunulmuş olduğuna ve davadan önce Güvence Hesabına yukarıda zikredilen madde hükmü doğrultusunda başvuru yapılmadığına göre zararın tamamı için dava tarihinden itibaren temerrüt hali gerçekleşmiştir.
Bu durumda ıslahen artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.Ancak tespit edilen bu hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2 maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/131, K. 2019/427, 11 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama