KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
- Dosya no
- 2019/1657
- Karar no
- 2020/329
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/04/2018
- Numarası
- 2018/2617 Esas- 2018/2617 Karar (İtiraz Hakem Heyeti 29/03/2018 2018/İHK-2333 sayılı)
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Sürekli İş Göremezlik Tazminatı
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yukarıda yazılı değişik iş karar sayılı kararı ile saklanmasına karar verilen Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 29/03/2018 gün 2018/İHK-2333 sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Başvuran ... vekili dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortasıyla teminat altına alınan ... plaka sayılı otobüsün 19/05/2013 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta bulunan davacının yararlanarak malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık hakem heyeti tarafından yapılan tahkikat neticesinde 15.079,03 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile limitle bağlı kalınarak 250.000 TL sürekli maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 265.079.03 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline dair verilen karara vaki itiraz üzerine itiraz hakem heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından davacının özürlülük ölçütüne göre maluliyet oranının %22, meslekte kazanma gücü kayıp oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre ise %37 oranında olduğunu, bu nedenle hükme esas alınan maluliyet oranı oldukça yüksek olup kaldırılması gerektiğini, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin talebi olmamasına rağmen bu talebin nazara alınması doğru olmadığı gibi belirlenen geçici iş göremezlik süresininde hatalı olduğunu, bununla birlikte davacının öncelikle zorunlu taşımacılık sigortasına başvurması gerektiğini,
sıralı sorumluluk gereğince müvekkilinin ancak bu sigorta tarafından karşılanamayan zarardan sorumlu olduğunu, buna ek olarak kazanın meydana geldiği 19/05/2013 tarihinden itibaren davanın açıldığı tarih itibariyle taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, son olarak müvekkil şirket lehine takdir edilen vekalet ücretinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava ve başvuru trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında poliçenin varlığı, geçerliliği, kazanın oluşumu, kusur durumu, hesap ve hesaplama yöntemine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık maluliyet oranı ile sorumluluğun öncelikle zorunlu taşımacılık sigortasından karşılanması lazım gelip gelmediği, zamanaşımı, geçici iş göremezlik talebinin teminat kapsamında olup olmadığı ve vekalet ücretine ilişkindir.
Dosya içerisndeki bilgi ve belgelere göre otobüste host/muavin olarak bulunan davacının, gerçekleşen kazada kısmen malul kaldığı, uyuşmazlık hakem heyeti tarafından alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 10/11/2017 tarihli raporda, kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle davacının maluliyetinin %60 olarak hesaplandığı, maluliyet oranının, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 11/10/2008 tarih 27021 sayılı resmi gazete yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve ekindeki cetvellere göre belirlendiği, raporun bu haliyle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı,
dosyada bulunan hangi yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği belirtilmeyen engelli sağlık kurulu raporunun, hükmü esas alınan raporu çürütecek nitelikte olmadığı, davalı vekili tarafından raporun sıhhatine etki edecek şekilde somut gerekçelere dayalı olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığı, karşısında maluliyet oranına yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, dava, geçerli olan ceza zamanaşımı süresi içerisinde açıldığına göre zamanaşımı itirazı da yerinde değildir. (Kaza tarihi 19/05/2013 olup, başvuru 07/07/2017 tarihindedir.) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre otobüste host/muavin olduğu anlaşılan kazazede davacının zararı, taşımacılık sigortası genel şartları A.5 maddesi kapsamında teminat dışı bırakılmış bulunmaktadır. Bu nedenle sıralı sorumluluk durumu söz konusu değildir.
Bu yönden de istinaf itirazı yersizdir. Son olarak bakıcı giderine ilişkin 3004 TL'sı tutarındaki talep başvuruya konu edilmediğinden dolayı ıslahen ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiş olmakla; hüküm altına alınması gereken maktu vekalet ücretinin tarife hükümleri gereğince 1/5 hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki geçici iş göremezlik zararının tedavi giderleri kapsamında kaldığı ve bu nedenle poliçede yer alan tedavi gideri teminatından karşılanması gerektiği yönündeki uyuşmazlık hakem heyeti kabulünde isabet bulunmamaktadır. Zira, geçici iş göremezlik zararı sürekli sakatlık teminatı kapsamında kalmaktadır.
Kaza tarihi itibariyle teminat limiti 250.000 TL'sı olup hesaplanan 442.058,63 TL sürekli sakatlık zararı kapsamında limitin tüketilmiş olması nedeniyle geçici iş göremezlik talebinin limit aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken tedavi gideri kapsamında kaldığından bahisle kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Ancak bu hal yeniden yargılama nedeni olmayıp düzeltilerek yeniden esas hakkında kararla düzeltilebileceğinden ötürü geçici işgöremezlik zararının sürekli sakatlık teminatı kapsamında kaldığı ve bu teminatın da limitinin tüketilmiş olması nedeniyle geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine ve davacı tarafından talep edilen ve istinaf edilmediğinden ötürü kesinleşen bakıcı gideri tazminatının reddine ilişkin karar tekrar edilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/1657, K. 2020/329, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama