KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2021
- Dosya no
- 2019/2287
- Karar no
- 2021/612
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/03/2018
- Numarası
- 2016/63 (E) 2018/154(K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince. "Davanın kısmen kabulü ile.
14.073,45 TL hasar bedeli, 1.500,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 15.573,45 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, toplam 15.573,45 TL yönünden davalı sigorta şirketi için dava tarihi olan 15/01/2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar için olay tarihi olan 05/03/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına" karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... Ltd.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminatın hatalı bilirkişi raporuna dayandırıldığını, kusur oranlarının beyanlara dayalı olarak belirlendiğini, yetkili kurum tarafından belirlenmediğini, 24/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda mühendis bilirkişi marifetiyle kusur oranlarının belirlendiğini oysa trafik kazalarında kusur yönünden incelemeyi tramerin yapması gerektiğini, tramer raporunun eksikliğine ve yeni bir bilirkişiden rapor taleplerine rağmen aynı bilirkişiden ek rapor alındığını, muvafakatleri olmayan delillerle yeniden değerlendirme yapıldığını,
22/06/2017 tarihli ek raporda değer kaybının 1.500 TL olarak tespit edildiğini ancak hangi kriterlerin esas alındığının açıklanmadığını, bağımsız sigorta eksperleri tarafından tespit edilen değer kaybının mahkemeye bildirilmediğini tazminat tutarından, işlemiş ve işleyecek faizlerden hangi davalının ne kadar sorumlu olduğunun açık ve net olmadığını, delillerin celbedilmediğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, değer kayıplarından kaynaklı olarak sigortalıya değil, sigorta şirketine başvurulması gerektiğini, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişinin 24/05/2016 tarihli raporunda davalı sürücü ... yönetimindeki araç ile davacıya ait aracın kaza sırasındaki konumları ve davranışları irdelenerek,
davalı sürücünün ve davacıya ait aracın sürücüsünün olayın meydana gelmesindeki kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının; hasar ve değer kaybı bedelinin somut olgu ve ölçütlere dayalı biçimde belirlendiği, zarar gören aracın değer kaybının, aracın marka/model, km bilgisi, önceki hasar geçmişi ve model yılı dikkate alınarak,
aracın kaza tarihindeki hasarsız benzerlerinin değeri ile uğramış olduğu hasar ve sonrasındaki onarımının ardından satılması durumunda yaklaşık 2'nci el satış bedeli arasındaki farktan oluşan değer kaybının, oluşa, usul ve yasaya uygun bir biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin bu konulara yönelen istinaf başvurusu yerinde değildir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/2287, K. 2021/612, 20 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama