KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2021
- Dosya no
- 2019/2774
- Karar no
- 2021/1759
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2018
- Numarası
- 2017/563 (E) 2018/179 (K
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
- Karar yazım tarihi
- 23/11/2021
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda esas ve karar numaralı yazılı ilk derece mahkemesinin son kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı olan dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı aracın, yönetimindeki motosikletle seyir halinde bulunan müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması koşuluyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97'nci maddesinde öngörülen dava şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek, toplanmasını istediği kanıtları bildirmiştir. İlk derece mahkemesince davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...
Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle; sulhe ilişkin beyan dilekçesinde davanın feragat nedeniyle reddedilmesi gerektiğini talep edilmesine rağmen, mahkemenin bunu dikkate almadığını, sulh nedeniyle ödemeyi yapan müvekkili sigorta şirketine karşı aynı konuya ilişkin başka vekiller tarafından tekrar başvuru yapılarak müvekkili aleyhine ayrı dava ikame edildiğini, özellikle son zamanlarda bu şekilde tahkim başvurusu yapıldığı gibi dava ikame edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunun Uyuşmazlık Hakem Kararının kesinlik sınırının 5.000,00 TL,
İtiraz Hakem Heyeti kararının kesinlik sınırının ise 40.000,00 TL olması nedeniyle tekrar ödeme yapmak zorunda kaldıklarını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda.
Davalı vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesi ekinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla sunulan ve davalı ile davacı arasında akdedilen "sulh protokolü ve ibraname" başlıklı belgenin incelenmesinde; davalı nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 2/10/2016 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı ...'nın malul kalması nedeniyle tarafların mutabık kaldıkları 49.000,00 TL'nin ödenmesinin ardından 7 gün içinde davacı vekilinin İstanbul 13'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/563 (E) sayılı dosyasından feragat edeceğini ve davanın da ...
Sigorta AŞ lehine feragatle sonuçlandırılacağını; ödemenin yapılmasıyla birlikte davacı ve vekilinin anlaşma konusu dava ve dava konusu talepler nedeniyle davalı ...
Sigorta AŞ ve sigortalısını maddi tazminat yönünden gayrikabili rücu ibra ettikleri ve her ne nam altında olursa olsun başka hiçbir alacakları kalmadığını kabul, beyan ve taahhüt etmekte oldukları belirtilmiş; davacı vekili 02/07/2018 tarihli dilekçesinde davanın konusuz kaldığını belirterek yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını; davalı vekili ise protokole istinaden davacı vekilinin davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebinin bulunmadığını bildirmişlerdir.
Sulh. HMK'nin 313'üncü maddesi uyarınca görülmekte olan bir davada, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Aynı Kanunun 315'inci maddesi gereğince sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Medeni Usul Hukuku kurumu olan davadan feragat, HMK’nin 307'nci maddesi uyarınca, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Davayı sonuçlandıran tek taraflı hukuki işlemlerden olması nedeniyle karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan davadan feragat; aynı Kanunun 309 ve 310'uncu maddelerine gereğince dava hakkında verilen kararın kesinleşmesine kadar her zaman yapılabilir ve anılan Kanunun 311/1'inci maddesine göre de kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Geçerliliği şekle bağlı olan davadan feragat HMK'nin 309'uncu maddesi uyarınca feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Kanunun ön gördüğü biçimde yapılmayan feragat geçerli değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 131 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve borcun sona ermesi hallerinden biri olan ibra; borçluyu borcu ifa etmeden borçtan kurtarmak hususunda alacaklı ile borçlunun anlaşmasıdır. Diğer bir ifade ile ibra alacaklının borçlu ile yaptığı bir akit ile alacağından vazgeçerek borçluyu borçtan kurtarmasıdır.
Nitekim TBK'nin 132'nci maddesinde ibra ve sözleşmenin düzenlenme biçimi. "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir." biçiminde düzenlenmiştir.
Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve içeriğinde ödemenin yapılmasıyla birlikte davacı vekilinin davalı ...
Sigorta AŞ'ye karşı olan davasından feragat edeceği, davanın feragat ile sonuçlandırılacağı belirtilen "Sulh Protokolü ve İbraname" başlıklı belge; davadan feragat iradesiyle mahkemeye sunulan "davadan feragat dilekçesi" niteliğinde olmadığı, böylece davadan feragatin biçimine ilişkin HMK'nin 309/2'nci maddesinde öngörülen şekil koşullarını taşımadığından "davadan feragat" niteliğinde değildir.
Diğer yandan, davacı vekilinin davanın konusuz kaldığına ilişkin 14/3/2018 tarihli dilekçesi ile davalı vekilinin davanın feragat nedeniyle reddi gerektiğini bildiren dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nin 315'inci maddesinde öngörülen tarafların sulhe göre karar verilmesini istemelerine ilişkin koşul oluşmadığından, aynı madde uyarınca davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/2774, K. 2021/1759, 23 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama