KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2021
- Dosya no
- 2019/2798
- Karar no
- 2021/1700
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/02/2019
- Numarası
- 2017/406 E. - 2019/181 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 11/11/2021
Karar Metni
1.245 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 01/01/2017 kaza tarihinde davalıların sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında aynı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin vefat ettiği ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek, davanın kabulü ile davacı ... için 1.000,00-TL maddi, 30.000,00-TL manevi; ...
İçin 1.000,00-TL maddi, 30.000,00-TL manevi; ... için 10.000,00-TL manevi, ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda.
1-Davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 24.010,52 TL davacı ... için 25.614,13 TL, olmak üzere toplam 49.624,65 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 30/03/2017 tarihinden, davalı ... yönünden 01/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,
davacı ... için 17.000,00 TL, davacı ... için 17.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan 01/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Davacılar vekili ile Davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, manevi tazminatın az belirlendiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, ceza yargılamasının sonuçlanmasının beklenmediğini, hatır taşıması bulunduğunu ve esas alınan kusur bilirkişisi raporunun hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede. 01/01/2017 kaza tarihinde davalıların sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında aynı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin vefat ettiği ve davacıların destekten yoksun kaldıkları anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, ceza yargılaması sırasında alınan ATK raporu ile mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, desteğin ise meydana gelen kazada yolcu olduğu gözönünde tutulduğunda, kendisine kusur izaf edilemeyeceği, yine davanın diğer davalı sigorta şirketinin ikametgahında açılması nedeniyle mahkemenin yetkili olduğu,
özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gözönünde tutulduğunda bu yönlere ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıların desteğinin olayda ölmüş bulunması, desteğin yaşı, davacıların ölenle yakınlık durumu ve, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır.
Ayrıca, desteğin davalı sürücünün alkollü olduğunu bilerek aracına bindiğinin usulüne uygun olarak ispatlanamadığı gözönünde tutulduğunda, belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması hatalı olduğu gibi desteğin arkadaşları ile birlikte davalı sürücünün arabasına binerek gezmeye çıktığı, bu nedenle hatır taşımasının olayda bulunduğu, ancak cevap dilekçesinde süresi içerisinde hatır taşıması def'inde bulunmayan davalı sürücü yönünden de hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, Davacılar vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile kararın HMK 353/1/b/2 maddesi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2798, K. 2021/1700, 11 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama