KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2021
- Dosya no
- 2019/3059
- Karar no
- 2021/1491
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/05/2018
- Numarası
- 2016/368 Esas - 2018/439 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
782 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkiline ait araçta 7.719,78 TL’lik toplam değer kaybının zararının ortaya çıktığını belirterek şimdilik 500,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kabulü ile, 7.219,00 TL değer kaybı tazminatının, davalılar ... ve ... AŞ' den kaza tarihi olan 15/02/2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 01/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı ... Denizcilik Tic. San. AŞ. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ...
AŞ. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davanın 500,00 TL miktarlı kısmi dava olarak açıldığını, 13/03/2018 tarihinde ıslah edildiğini, davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının 15/02/2016 tarihinde meydana geldiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı dolduktan sonra ıslah yapıldığından ıslah edilen miktarın zamanaşımından dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, olayda ceza dava zamanaşımının uygulanamayacağını, kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ...'nin ZMS sigortacısı, davalı ...
AŞ.'nin işleteni ve davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, 15/02/2016 tarihinde kaza yapması neticesinde, davacıya ait aracın hasarlandığı, 01/04/2016 tarihinde açılan işbu davada, davacı tarafça araçta 7.719,78 TL’lik toplam değer kaybının zararının ortaya çıktığı ifade edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 500,00 TL değer kaybı tazminatı talep edildiği, bilirkişi incelemesi sonrasında ise davacı tarafça verilen 22/08/2017 tarihli ıslah dilekçesinin 1. ve 2. sayfalarında açıkça davanın kısmi dava olarak açıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 109/1. maddesinde, "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; yukarıda da belirtildiği üzere, HMK'nın 109. maddesi kapsamında kısmi dava olarak açılan işbu davaya konu trafik kazası 15/02/2016 tarihinde gerçekleşmiş, ıslah dilekçesi ise 12/03/2018 tarihinde, bir başka deyişle, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra verilmiştir. Davalı ... AŞ. vekili ıslah dilekçesine karşı yasal süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bu durumda; davalı ...
AŞ yönünden ıslah edilen miktar zamanaşımına uğradığından, ıslah edilen miktarın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusundaki itirazlar yerinde görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/3059, K. 2021/1491, 19 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama