KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2022
- Dosya no
- 2019/3682
- Karar no
- 2022/49
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/02/2019
- Numarası
- 2015/157 (E) 2019/118 (K
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.138 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalı ... sigorta şirketi tarafından sigortalı olan ve müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile diğer davalıların işleteni ve sigortacısı oldukları ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin malul kaldığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan.
20.000,00 TL manevi tazminatın ise karşı aracın işleteni olan davalı şirketten tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davacının kendi kusuruna denk gelen zararını, sigortacısı olan müvekkili sigorta şirketinden talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalılar ... Sigorta Şirketi ve ... Şirketine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 107.130,18 TL maddi tazminatın adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı araç işletenine karşı açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...
Şirketinden tahsiline, diğer davalı ... Sigorta Şirketine yönelik açılan maddi tazminat davasının ise husumetten reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, ıslahen faiz alacağı talebinde bulunmuş olmalarına rağmen faiz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ve hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. Karara karşı davalı ...
Şirketi vekili, müvekkilinin işleteni bulunduğu araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olan tarafın davacı taraf olduğunu, ATK kusur raporunun hatalı olduğunu, asgari ücretin %2.3 katı üzerinden hesaplama yapılmasına ilişkin herhangi bir dayanak evrak olmamasına rağmen beyana istinaden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. a)Davalı tarafın istinaf itirazlarının değerlendirilmesi.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre gerek ceza dosyası üzerinden alınan kusur raporu ve gerekse dava dosyasına kazandırılan ATK'nın 26/07/2017 tarihli kusur raporunda, davalı şirketin işleteni olduğu araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu kanaatinde bulunulduğu, bilirkişi raporları, oluş, usul ve yasaya uygun olup, hüküm vermek bakımından yeterli olduğu,
istinaf başvurusunda bulunan davalı tarafın işbu delil durumunun aksine bir ispat ortaya koyamadığı gibi karşı tarafın ağır kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir somut gerekçeye dayalı olarak da istinaf itirazında bulunmadığı karşısında kusura ilişkin istinaf itirazında isabet bulunmadığı görülmektedir.Davacı taraf gelir durumuna ilişkin iddiasını, gerek ücret araştırması ve gerekse Bakırköy 23. İş Mahkemesinin 2015/338 Esas - 2016/367 Karar sayılı kararı ile işbu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul BAM 24. Hukuk Dairesinin 2017/20-116 Karar sayılı dosyası kapsamında ispat etmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla aylık 1.850,00 TL ücret üzerinden, bu tutar. kaza tarihindeki asgari ücrete oranlanarak hesaplama yapılmış olmasında da usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. b)Davacı tarafın istinaf itirazlarının değerlendirilmesi. Davacı taraf dava dilekçesinde faiz talep etmemiş ise de ıslahen faiz talep etmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda temerrüt tarihinden itibaren faize karar vermek gerekirken faize ilişkin bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır. Öte yandan davacının iyileşme süresi 2 yıl olarak belirlenmiş, maluliyet oranı da %21 olarak tespit edilmiştir.
Bu durumda dava tarihindeki paranın alım gücü, kusur durumu, maluliyet oranı ve hakkaniyet ilkesi ile caydırıcılık ilkesi kapsamında yapılan değerlendirmede, manevi tazminat talebinin tümden kabulüne karar verilecek yerde davacının manevi zararlarını karşılamaktan uzak bir miktara hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. c)HMK'nın 353/1-b/2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olması durumunda düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği düzenlenmiştir.
O halde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin faiz ve manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun ise kabulüne, düzeltilerek yeniden esas hakkında kararla; hükmedilen tazminat miktarına sigorta şirketi haricinde kalan davalı bakımından kaza tarihinden, sigorta şirketi bakımından ise dava öncesinde yapılan ödeme tarihi olan 16/04/2013 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, manevi tazminat yönünden ise az yukarıda açıklandığı üzere davanın tam kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturmak gerekmiştir.
18/01/2022
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/3682, K. 2022/49, 18 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama