KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2020
- Dosya no
- 2019/418
- Karar no
- 2020/581
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/04/2017
- Numarası
- 2014/1330 Esas-2017/496 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.336 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 15/09/2012 kaza tarihinde davacılardan ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalılardan ...'nun kullandığı ... plakalı aracın çarpışması neticesinde ... ile araçta bulunan ... ve ...'ın yaralandıklarını beyanla, bu kazadan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 100 TL maddi, 40.000 TL manevi; ... için 200 TL maddi, 20.000 TL manevi;
... için de 700 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, ayrıca kazadan dolayı aracı pert olan davacı ...'ın 1,5 ay çalışamadığını, kazanç kaybına uğradığını belirterek tazminat ödenmesini talep ve dava etmiş, sonrasında taleplerini ... için 1.258,62 TL, ... için 560,00 TL, ... için 3.330,50 TL olarak ıslah etmiştir. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ...
Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 31/05/2012-2013 tarihleri arasında ZMMS ile sigorta poliçesi bulunduğunu, sigorta şirketinin kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, tedavi giderlerini ödeme yükümlülüklerinin olmadığını, kusur ve maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, ayrıca sigortaya yapılan herhangi bir müracaat olmadığından sigortanın temerrüdünün de olmadığını davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davacılardan ... için 889,46 TL tazminatın davalılardan ... ve ...'ndan 15/09/2012 kaza tarihinden, davalı ... şirketinden ise 28/08/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL tazminatın 15/09/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılardan ... için maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın 15/09/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılardan ... için 3.330,50 TL tazminatın 15/09/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,
1.000,00 TL manevi tazminatın 15/09/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. Karar davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesaplanan maddi tazminatın ve mahkeme tarafından belirlenen manevi tazminatın olayın oluş şekli ve hayatın gerçekleri karşısında çok düşük kaldığını, bilirkişice düzenlenen raporda ... ve ...'nın bakım ve yardım masrafının hesap edilmediği,
davacı ...'ın ... için taksi ve yol parası verdiğini, manevi açıdan yıprandığını, tüm davacılar açısından reddedilen kısımlar için ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedildiğini, ama dava konusu aynı davalarda tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmişlerdir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 15/09/2012 tarihinde davacılardan ...'ın sürücüsü olduğu, diğer davacıların yolcu konumunda olduğu ... plakalı araç ile davalıların işleten ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpışması neticesi oluşan trafik kazasında tazminat talepleri ile ilgili yapılan yargılama neticesi her üç davalının da alınan Adli Tıp raporuna göre kazadan kaynaklı maluliyetlerinin oluşmadığı,
manevi tazminatın zenginleşme amacı taşımaması gerektiği, tarafların kusur durumları, ekonomik ve sosyal durumları, yaralanmaların derecesi ve manevi tazminat kurumunun amacı nazara alındığında, mahkemece hükmedilen miktarların dosya içeriğine uygun olduğu sonucuna varılarak davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf itirazlarına gelince: Davacı ...'ın Adli Tıp İhtisas Kurulunda fiziken muayene edildiği, verilen raporda davacı ...'ın önceki rahatsızlıklarına ilişkin raporların da değerlendirildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin Adli Tıp raporuna ilişkin soyut istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı ...'ın aracının kazadan dolayı çalışamadığı günlere ilişkin kazanç kaybının bilirkişi raporu ile hesaplanarak hükme bağlanmış olduğu, bilirkişi raporunun ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli olduğu heyetimizce de uygun görülmüş, kazanç kaybına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacılar görülmekte olan davada ihtiyari dava arkadaşı konumunda olup her birinin talebi birbirinden ayrı ve bağımsızlığını korumakta, her bir davacının davası ayrı bir dava niteliğini taşımakta olduğundan, reddedilen talepler için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık ve bu itibarla bu yöndeki istinaf itirazında isabet bulunmamaktadır.
Ancak; davacı ...'ın üç hafta geçici iş göremezlik dönemi yaşadığı Adli Tıp Raporundan anlışılmış, üç haftalık süre içerisinde hastaneye gidiş geliş yol ücreti ödenmiş olması hayatın olağan akışına uygun ve yerinde olup bu yol ücretinin belgeye bağlanması mutat olmadığı değerlendirilerek, davacı ...'ın kızı olan ...'ı hastaneye getirme götürme yol ücreti olarak taleplerinin kabulü ile kaza tarihindeki ekonomik koşullara göre 500 TL taksi ve yol ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek davacılar vekilinin bu yöndeki itirazlarının kabulü gerekmiştir.Belirtilen nedenlerle.
HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve buna göre aşağıdaki karara varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/418, K. 2020/581, 18 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama