KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
- Dosya no
- 2019/791
- Karar no
- 2020/248
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/12/2017
- Numarası
- 2014/1490 Esas - 2017/1055 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alınan dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın müvekkili ... idaresindeki motorsiklete çarptığını belirterek müvekkili için 2.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatı talebinde bulunmuştur.Davalı vekili müvekkil şirketin sorumluluğunun kaza sırasındaki kusur oranı ile sınırlı olacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde "alınan rapora göre davacının kaza nedeniyle geçici iş göremezlik durumu söz konusu ise de kalıcı maluliyetinin bulunmadığı ve davacı tarafın dava dilekçesinde sadece sürekli iş görmezlik tazminat talebinde bulunduğu, geçici iş görmezlik tazminatına ilişkin talebinin olmadığı, bu konuda ıslah dilekçesi de ibraz etmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından cevap dilekçesinden de anlaşılacağı üzere geçici iş göremezlik taleplerinin de bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosyada mübrez Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 05.06.2017 tarihli rapora göre davacının kalıcı maliyetinin bulunmadığ ancak kaza bedeni ile iyileşme süresini 9 aya kadar uzayabileceği kanaatinde bulunulmuştur.
Davacının vücudunda araz kalmadan iyileştiği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.İstinafa konu uyuşmazlık sürekli iş göremezlik talebi ile birlikte geçici iş göremezlik talebinde bulunup bulunulmadığı, sürekli iş göremezlik talebinin geçici iş göremezlik talebini de kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Yasanın 26. maddesinde, hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği düzenlenmiştir.Yine aynı yasanın 141. maddesinde tarafların, dilekçelerin teatisi aşamasında iddia ve savunmalarına genişletebileceği açıklanmıştır.
Dava dilekçesi ve cevap dilekçesinin incelenmesinde, davacının, dava dilekçesinde açıkca, sürekli iş göremezlik talebinde bulunduğu görülmektedir.
Ne var ki, davacının süresi içerisinde verdiği cevaba cevap dilekçesinde, iddiasını genişletmek suretiyle müvekkilinin kazadan sonra uzun süre tedavi görmek zorunda kalarak aylarca hastanede yattığını belirterek bu süre içinde hesaplama yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.Davacının bu açıklamaları geçici iş göremezlik talebinde bulunduğu anlamına gelmektedir. Bu durum karşısında ilk derece mahkemesinin kabulünde isabet bulunmamaktadır.
O halde kusur incelemesi yapılarak davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alınan aracın kusurlu olduğunun tespiti durumunda geçici iş göremezlik talebi yönünden zarar hesabı yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/791, K. 2020/248, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama