KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Dosya no
- 2020/1817
- Karar no
- 2023/522
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/12/2019
- Numarası
- 2017/1233 Esas - 2019/1221 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
1.502 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl ve birleşen dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53. ve 56. maddeleri kapsamında ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma zararı ve cenaze-defin gideri adı altında maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince.
"1-Asıl Davanın kısmen kabulü ile , Davacılar ... yönünden 20.000,00 TL, ... yönünden 20.000,00 TL ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatların davalı ...'dan kaza tarihi 13.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine , Asıl davada manevi tazminata ilişkin fazla istemin reddine, Asıl davada maddi tazminat istemi yönünden davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ...
Birleşen Dava: 2-Mahkememizin işbu dava dosyası ile birleşen Anadolu 1 ATM'nin 2018/71 Esas sayılı dava dosyasında maddi tazminat istemlerinin kabulü ile davacı ... yönünden 102.504,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... nin sorumluluğunun 92.898,73 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile, davacı ... yönünden 41.512,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... nin sorumluluğunun 37.622,30 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalı ... yönünden 13.08.2017 tarihinden davalı ... şirketi yönünden 06.01.2018 tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine,
Birleşen davada ıslah dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat istemleri yönünden usulüne uygun harçlandırılarak açılmış bir dava bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, "karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... AŞ. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, kazaya karışan davalı aracın kamyon olması nedeniyle ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın, müvekkiline ait kamyonun kendi şeridinde gitmekte iken, karşı şeritten gelen davacının sevk ve idaresindeki aracın şerit ihlali yapması ve müvekkilinin şeridine tecavüz etmesi nedeniyle gerçekleştiğini, bağımsız bilirkişi tarafından düzenlenen olaya dair inceleme, analiz ve tespitler isimli raporda müvekkilinin kusursuz, davacıya ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu nedenle Mahkemece dikkate alınan kusur raporunu kabul etmediklerini belirtmiştir.
Davalı ... AŞ. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından bağımsız bilirkişiye hazırlatılan rapora göre, sigortalı araç sürücüsü ...'ın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının belirlendiğini, buna rağmen Mahkemece kusurlu kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından.
13/08/2017 tarihinde, davalı ...
AŞ.'nin ZMS sigortacısı ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı kamyon niteliğindeki araç ile davacı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı özel otomobilin çarpışması neticesinde, ... plakalı araçta yolcu olan davacıların yakını-desteği (davacı ...'in eşi, davacılar ... ile ...'in annesi ve davacılar ... ile ...'ın kızı) ...'in vefat ettiği, eldeki asıl davada destekten yoksun kalma zararı, cenaze-defin gideri adı altında maddi tazminat ile her bir davacı için 100.000'er TL manevi tazminat talep edildiği;
birleşen davada ise, destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonun şerit ihlali yaparak karşı şeride geçmesi ve karşı şeritten gelen davacının sürücüsü olduğu araç ile kafa kafaya çarpışması nedeniyle meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunun yapılan incelenmesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, trafik kazası tespit tutanağı ile ceza yargılaması aşamasında aldırılan ATK raporlarıyla birebir örtüştüğü, denetim ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu kanasına varılmıştır. Bu nedenle, kusura yönelik itirazlar yerinde görülmemiştir.
Kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, müteveffanın yaşı, davacıların müteveffa ile olan yakınlıkları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile TBK'nın 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; asıl davada davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun düşmediği ve az olduğu kanısına varılmıştır.
Ayrıca, kazaya karışan ... plakalı araç, ticari nitelikte bir kamyon olduğundan, ticari faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Bu nedenle, davacılar vekilinin bu yönlere ilişkin itirazı da kabul edilmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu esnada davacılar vekili 01/10/2021 tarihli dilekçesi ile müvekkilleri ... ve ...'a için hükmedilen toplam 130.521,03 TL maddi tazminatın davalı ...
AŞ. tarafından ödendiğini ve bu miktar üzerinden sulh olunduğunu, davalı ... AŞ. aleyhine hükmedilen bu miktar yönünden davanın konusuz kaldığını, davalı ... AŞ.'den yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını; diğer davalı ... yönünden ise; davalı ... AŞ. tarafından giderilen maddi zararlarının bakiye kısmı ve manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirmiştir.
HMK'nın "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlıklı 331. maddesinde "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan durumlarda, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesi yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta, dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu esnada davalı ...
AŞ. aleyhine açılan dava konusuz kaldığından, bu davalı hakkındaki davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına; vekalet ücreti talebi bulunmadığından davalı ... AŞ. aleyhine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına; ayrıca davalı ... AŞ. tarafından ödenen miktarların (İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında davalı ...
AŞ.'nin sorumlu olduğu belirtilen miktarların), Mahkemece hükmedilen miktarlardan indirilmesi sonucunda bakiye miktarlardan davalı ...'ın sorumlu tutulması gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/1817, K. 2023/522, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama