KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2022
- Dosya no
- 2020/1834
- Karar no
- 2022/993
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/12/2017
- Numarası
- 2017/340 (E) - 2017/904 (K
- Davanın konusu
- İtirazın iptali
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen davacının, gerçekleşen riziko nedeniyle üçüncü kişiye ödediği tazminatı, zarar sorumlusunun işleteninden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ...'inci İcra Dairesi'nin ...
(E) sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 7.250,00 TL anapara, 121,56 TL faiz üzerinden devamına karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; usulsüz tebligat nedeniyle davadan henüz haberdar olduklarını, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın ...
Ticaret Limited Şirketine uzun süreli kiraya verilmesi nedeniyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3'üncü maddesi uyarınca işleten sıfatı bulunmayan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Dosyaya eklenen İstanbul ...'inci İcra Dairesinin ... (E) sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ... Sigorta AŞ tarafından davalı borçlu ...
AŞ ile dava dışı ...'ye karşı 7.403,74 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibine başlandığı, ödeme emri 24/5/2013 günü günü tebliğ edilen davalı borçlunun vekili vasıtasıyla 29/5/2013 günü sunduğu dilekçeyle borca itiraz ettiği, eldeki davanın ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (İİK) 67'nci maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içerisinde 21/5/2014 günü açıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi, vekili tarafından icra takip dosyasına sunulan vekâletnamede yer alan "...
Bulvarı ... Karşısı No:... Adıyaman" adresinde tebliğ edilen davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ yöntemine uygun tebligata rağmen HMK'nin 127'nci maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen 2 haftalık süre içerisinde cevap vermediği gibi aynı adreste tebliğ edilen tensip zaptı ve bilirkişi raporuna karşı da beyanda bulunmamış, davaya karşı kanıt bildirmemiştir.
HMK'nin 128'inci maddesi uyarınca süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Aynı Kanunun 357'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, bölge adliye mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Somut uyuşmazlıkta davacı, ZMSS poliçesiyle sigortalı davalı ...
Ticaret AŞ'ye ait araç sürücüsünün 1,96 promil oranında alkollü durumda seyir halinde iken ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasara neden olduğunu ileri sürmüş; kolluk tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile Alkol Tespit Tutanağına ve Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporu içeriğine dayanmış ve tahkikat aşamasında düzenlenen bilirkişi raporuyla zarar olgusu ve miktarı kanıtlanmıştır.
Süresi içerisinde cevap dilekçesi vermeyen davalının savunmasının maddi vakıayı inkâr doğrultusunda olduğu kabul edildiğinden, HMK'nin 357'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca istinaf başvuru dilekçesi ekinde sunulan uzun süreli kira sözleşmesine artık kanıt olarak dayanma olanağı bulunmamaktadır.
27/5/2022
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/1834, K. 2022/993, 27 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama