KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2020/1989
- Karar no
- 2023/821
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/03/2020
- Numarası
- 2017/784 Esas - 2020/234 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Birleşen Davada
- —
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl - birleşen dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3. maddesi kapsamında, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 02/03/2020 tarihli kararıyla; " A-Asıl Dava Yönünden.
Davanın kısmen kabulü ile, 1)Maddi tazminat istemi yönünden, eş ... için 130.661,08-TL, ... için 17.291,68-TL, ... için 20.567,56-TL tazminat alacağının, temerrüt tarihi 14.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ZMMS Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B-Birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/710 Esas, 2018/742 Karar sayılı dosyası Yönünden.
Davanın kısmen kabulü ile, 1)Maddi tazminat istemi yönünden, ... için 29.776,09-TL, ... için 33.703,57-TL tazminat alacağının temerrüt tarihi 14.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ZMMS Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyadaki 02/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı Sigorta Şirketi'nin kaza tarihindeki azami teminat limiti olan 290.000 TL dikkate alınarak, asıl davada davacılar ... için 163.326,36 TL, ... için 21.614,61 TL ve ... için 25.709,45 TL;
birleşen davada, davacılar ... için 42.129,46 TL ve ... için 37.220,12 TL destekten yoksun kalma zararı talep edilebileceğinin belirlendiğini ve bu miktarlar dikkate alınarak talep arttırım dilekçesi verildiğini, ancak Mahkemece, koşulları bulunmadığı halde bu tazminat miktarlarından %20 oranında indirim yapılarak kararda belirtilen miktarlara hükmedildiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hak sahiplerinin, müteveffa desteğin kusurundan sorumlu olmadıklarını;
uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından avans faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca her bir davacı için hükmedilen tazminatlar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam tazminat üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından.
18/05/2015 tarihinde, davalı Sigorta Şirketi'nin ZMS sigortacısı, dava dışı Adalet Bakanlığına bağlı Bilecik Özel Tip Kapalı Cezaevi Müdürlüğünün maliki ve aynı kurumda memur olarak çalışan davacıların yakını-desteği (davacı ...'ın eşi, davacılar ... ile ...'ın babası, davacılar ... ile ...'ın evladı) ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, dava dışı tır-çekici niteliğindeki araç ile çarpışması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların desteğinin vefat ettiği; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü desteğin %100 oranında kusurlu olduğu,
eldeki davada davacılar tarafınca ... plakalı aracın ZMS sigortacısı olan davalıdan destekten yoksun kalma tazminatının talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan 02/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda.
SGK tarafından davacılara ödenen rücuya tabi ilk peşin değer ödemelerin tenzili sonrasında; davacılardan ...'ın destekten yoksun kalma zararının 359.926,67 TL, ...'ın 47.632,69 TL, ...'ın 56.656,61 TL, ...'ın 82.022,97 TL ve ...'ın 92.841,81 TL olduğu; kaza tarihindeki azami teminat limiti olan 290.000 TL'nin garameten paylaştırılması sonucunda ise; davacılardan ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 163.326,36 TL, ...'ın 21.614,61 TL, ...'ın 25.709,45 TL, ...'ın 37.220,12 TL ve ...'ın ise 42.129,46 TL olduğu mütalaa edilmiş ve davacılar vekilince, bu miktarlar üzerinden talep arttırım dilekçesi verilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar TBK'nın 51. ve 52. maddeleri dikkate alınarak tazminatlardan %20 oranında hakkaniyet ve takdiri indirim yapılmış ise de; dosyanın yapılan incelenmesinde; olayda TBK'nın 51. ve 52. maddelerinin uygulanması koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı kabul edilmiştir.
Ayrıca, ihtiyari dava arkadaşı olan her bir davacı için hükmedilen maddi tazminat miktarları üzerinden her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmiş olması da, doğru olmadığından bu yöne ilişkin itiraz da yerinde görülmüştür.
Davacılar vekilinin faizin türüne yönelik itirazına gelince; sigortalı araç resmi nitelikte kullanılan ve resmi kuruma ati araç olduğuna göre, Mahkemece yasal faize hükmedilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmadığından, bu yöne ilişkin itiraz kabul edilmemiştir.Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/1989, K. 2023/821, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama