KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2022
- Dosya no
- 2020/2152
- Karar no
- 2022/2071
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 20/11/2019
- Numarası
- 2016/475 (E) - 2019/1180 (K
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine trafik poliçesi ile sigortalı bulunan diğer davalı adına kayıtlı ... plakalı vasıtanın, müvekkili sigorta şirketine kaskolu bulunan ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde sigortalı aracın ... olması nedeniyle sigortalıya ödenen 30.700 TL tazminatın 12/02/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sübut bulan davanın kabulü ile 30.700 TL'nin (davalı ... Sigorta Şti.'nin teminat limiti olan 29.000 TL'den sorumlu olması kaydıyla) ödeme tarihi olan 12/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili, tutanak mümzilerinin dinlenmeden karar verilmiş olmasının eksiklik teşkil ettiğini, ... marka aracın karışmış olduğu kazanın farklı mesafede ve farklı bir şekilde gerçekleştiği yönündeki savunmalarının ispatlanmasına imkan tanınmadığını, dosyada mevcut 08/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda, ... marka otomobildeki hasar ile davacı şirkete sigortalı aracın önündeki ve arkasındaki hasarlar arasında uyum olmadığı hususunun mütalaa edildiğini, 12/03/2019 tarihli ATK raporunun da bu yönde olduğunu, mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili, sigorta şirketleri arasındaki protokol hükümlerine aykırı bir şekilde dava açıldığını, bu nedenle masraf, vekalet ücreti ve faizden sorumlu olmadıklarını, kusur durumunun tespiti için alınan bilirkişi raporları, kaza tespit tutanağı, savcılık ve kolluk ifadelerinde kazanın tam olarak ne şekilde meydana geldiğinin anlaşılamamakta olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, kaldı ki davacı aracındaki hasarlar ile kazanın oluşu arasında uyum olmadığı hususunun tespit edildiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
rapor hesap tarihi itibarıyla güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihinden itibaren alınmasının doğru olmadığını, maddi tazminat hesaplamasının fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortasıyla teminat altına alınan araçta trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasarın, TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklı halefiyet hakkına dayalı olarak kusurlu olduğu iddia edilen davalı araç işleteni ve trafik sigortacısının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile soruşturma dosyasındaki ifadeler, araç sürücüleri ve araçta yolcu olarak bulunan kişilerin anlatımı, kaza tespit tutanağı ve ayrıca, mahkemece dosyaya kazandırılan 08/06/2018 tarihli bilirkişi raporu ile 12/03/2019 tarihli ATK raporu ve özellikle meselenin açıklığa kavuşturulduğu 07/09/2019 tarihli bilirkişi raporu kapsamında yapılan değerlendirmede, davaya konu üç aracın karıştığı trafik kazasında, davacıya sigortalı ... plaka sayılı ... marka aracın önündeki ... marka aracın arka kesimlerine hafif dokunma şeklinde çarptığı,
herhangi bir tedbir almaya yeterli süre bulunmadan olacak şekilde arkadan süratli bir şekilde gelen davalıların maliki ve trafik sigortacısı oldukları ... marka ... plaka sayılı aracın da duramayarak önündeki ... marka ve ... araçlara çarparak hasarlanmalarına neden olduğu ve çarpışmadan sonra araçların yer değiştirerek çarpma anındaki konumlarının kaybolduğu, araçlarda oluşan hasar ile kazanın oluş şeklinin birbiriyle uyumlu olduğu, ... marka aracın iddia edildiği şekilde başka bir trafik kazasında hasarlanma durumunun söz konusu olmadığı,
açıklanan şekilde gerçekleşen trafik kazasında davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.Hasara ilişkin yapılan değerlendirmede de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, diğer davalı sigortalının hukuki himayesini kaldıracak nitelikteki protokol hükümlerinin bir geçerliliğinin bulunmadığı, sigorta şirketinin tazminat alacağına avans faizi yürütülmesine ilişkin mahkeme kabulünde de hukuka aykırılık olmadığı,
dosya kapsamında toplanan deliller ile tutanak mümzileri tarafından tanzim edilen tutanak içeriği itibarıyla polis memurlarının duruşmada dinlenmelerinin davaya bir katkı sağlamayacağı, davayı aydınlatıp çözüme kavuşturan denetime elverişli ve gerekçeli 07/09/2019 tarihli heyet raporunun, hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, giderek davalıların istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/2152, K. 2022/2071, 29 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama