KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2022
- Dosya no
- 2020/2306
- Karar no
- 2022/2097
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/07/2020
- Numarası
- 2017/195 Esas - 2020/307 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç hasar tazminatı ve kazanç kaybı tazminatı istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince. "1-Davanın kısmen kabulü ile.
1.a-) davalı ... şirketinin sorumluluğunun 14.785,44 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 21.403,80 TL hasar bedelinin, davalı ... şirketinin 07/02/2017 tarihinden , diğer davalılar yönünden ise 02/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 1-b) 500,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... şirketi yönünden 07.02.2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise 02/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 1.c-) 10.500,00 TL kazanç kaybı bedelinin ... ve ...
A.Ş'den 02/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine;" karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ... San. ve Tic. AŞ. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... San. ve Tic.
AŞ. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde hasar bedelinin 38.625 TL olduğunun belirtildiğini, 27/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda da araç hasar bedelinin 37.618,36 TL olarak hesaplandığını, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını ve reddine karar verilmesi gerektiğini;
müvekkili şirket çalışanı sürücünün %100 kusurlu kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her iki davacıya ait aracın sürücüsünün en az %50'şer oranında kusurlu olması gerektiğini, kazanç kaybı alacağının hatalı hesaplandığını, nakliye işinde kullanılan aracın 21 günlük onarım süresinde hiç durmaksızın her gün çalıştığının kabul edilmesinin, hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, günlük bedelin 500 TL olarak baz alınmasının da fahiş olduğunu, araç hasar bedelinin de fahiş olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından. 02/08/2016 tarihinde, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ZMS sigortacısı, davalı ... San. ve Tic.
AŞ.'nin işleteni ve davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle, lastiği patladığından emniyet şeridinde bulunan davacıya ait ... plakalı ... kamyon niteliğindeki araca çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıya ait aracın hasarlandığı; işbu davada davacı tarafça HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak kapsamında araç hasar tazminatı, değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatı talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan 12/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde, davalı ...
Şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı; davacıya ait araçta meydana gelen araç hasar zararının KDV dahil 37.618,37 TL olduğu, trafik kazası tespit tutanaklarındaki tespitlerin, davacıya ait araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, araçtaki değer kaybı zararının 500 TL olduğu; aracın ...
Sanayi yazısına göre 21 gün onarımda kaldığı, 21günlük onarım süresinde aracın kullanılmamasından dolayı davacının kazanç kaybının günlüğü 500 TL'den (21x500) 11.500 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunun yapılan incelenmesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, raporun, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu; ayrıca davacı tarafça işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararının bulunduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davalı ... San. ve Tic. AŞ. vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazlar kabul edilmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, Dairemizce aşağıdaki şekilde karar oluşturulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/2306, K. 2022/2097, 29 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama