KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2022
- Dosya no
- 2020/696
- Karar no
- 2022/843
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/09/2019
- Numarası
- 2015/464 Esas - 2019/1156 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat(Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
1.359 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 54. ve 56. maddeleri kapsamında, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince. "1-Davacının, davasının İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine. 2-Davacının, maddi tazminat davasının, davalılar ..., .. ve ...
Sigorta A.Ş. yönünden kabulü ile,davacının dava ve bedel artırım dilekçelerindeki talepleri gözönüne alınarak, 1.860,27-TL. -TL. geçici iş göremezlik tazminatının, 1.000-TL. ‘nın 11/08/2014 dava tarihinden, 860.27-TL. ‘nın 07/07/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte.
15.982,61-TL. sürekli iş göremezlik tazminatının 1.000-TL.’nın 11/08/2014 dava tarihinden, 14.982,61-TL. ‘nın 07/07/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.’den (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
3-Davacının manevi tazminat davasının, davalılar ..., ... yönünden kısmen kabulü ile, 15.000-TL. manevi tazminatın 07/07/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...’den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmının reddine;" karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkiline verilen %25 oranındaki kusurun hatalı olduğunu; davacının %75 oranında kusurlu olması ve %10 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olması karşısında, 15.000,00 TL'lik manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkemece alınan 07/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının iş kazası geçirdiğinin belirtildiğini ancak, raporda davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun değerlendirilmediğini, SGK'ya yazı yazılarak, iş kazası nedeniyle davacıya SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulması gerekirken, bu husus araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu; davacının SGK'ya başvurusunun bulunmaması halinde, davacıya, SGK'ya başvuruda bulunmak üzere süre verilmesi ve işbu başvuru sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini;
müvekkili şirkete yüklenen sürekli iş göremezlik tazminatının afaki olduğunu, müvekkilinin ancak gerçek zararı tazmin ile yükümlü olduğunu, geçici iş göremezlikten SGK'nın sorumlu olduğunu, müvekkili Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun bulunmadığını.
Yerel Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen tutarlar bakımından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine rağmen, bedel arttırım sonrası talepler için kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle, tüm alacak yönünden faiz başlangıç tarihinin, dava açılış tarihi olması gerektiğini belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından. 07/07/2014 tarihinde, davalı ...
Sigorta AŞ.'nin ZMS sigortacısı, davalı ...'in maliki - işleteni ve davalı ...'in sürücüsü olduğu İETT otobüsünün, yaya olan davacıya çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığı; işbu davada, davacı tarafça, TBK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kapsamında geçici - kalıcı güç kaybı tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
A-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 04/12/2017 tarihli raporunda; kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü ...'in %25, davacı yaya ...'in %75 oranında kusurlu oldukları mütalaa edilmiştir.
ATK raporunun yapılan incelemesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, trafik kazası tespit tutanağındaki olgulara uygun ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuyla örtüştüğü, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Kazanın oluş şekli, davacının yaralanmasının niteliği ve ATK raporuyla belirlenen %10.3 oranındaki meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin 9 ay olacağı şeklindeki maluliyet raporu, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde.
Mahkemece, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, TBK'nın 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun ve makul olduğu kanısına varıldığından, bu yöne ilişkin itirazı da kabule şayan görülmemiştir. B-Davalı ...
Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan 04/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle talep edebileceği geçici ve kalıcı güç kaybı tazminatının toplamda 17.842,88 (1.860,27 TL geçici + 15.982,61 TL kalıcı) TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde; davacının tazminat hesaplamasına esas alınan gelirinin, net asgari ücret üzerinden hesaplandığı, %75 oranındaki kusur indiriminin yapıldığı, raporda herhangi bir hatanın bulunmadığı kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin, bu yöne ilişkin iddia ve itirazı kabule şayan görülmemiştir.
Ayrıca, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapıldığı ispat edilemediğinden ve geçici iş göremezlik zararından davalı Sigorta Şirketi sorumlu olduğundan, bu yönlere ilişkin itirazlar da kabul edilmemiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekilinin, arttırılan miktarlar yönünden faiz başlangıç tarihine ilişkin itirazına gelince; davalı Sigorta Şirketi yönünden hükmedilen tüm tazminat miktarı açısından, faiz başlangıç tarihinin, temerrüt tarihi olan dava tarihi olması gerekmektedir. Bu nedenle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yerinde görülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
26/04/2022
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/696, K. 2022/843, 26 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama