KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/1133
- Karar no
- 2024/1651
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/07/2020
- Numarası
- 2018/296 (E) - 2020/415 (K
- Davanın konusu
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete davalı tarafça dava dışı ..'ın borcundan dolayı Manavgat ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyasından İİK'nın 89. maddesi uyarınca 1. ve 2. haciz ihbarnamesi gönderildiğini, tebligatların şirket yetkililerine ulaştırılmaması nedeniyle haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edemediklerini, akabinde 3. haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkili şirkette borçlu ...'ın herhangi bir hak ve alacağı ile malı bulunmadığını belirterek müvekkili şirketin ...'a borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu ...'ın Antalya'da "..." isimli cafeyi işlettiğini, bu cafenin elektrik borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, aynı icra dosyasından davacı şirkete 1. 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini ve şirkete usulüne uygun tebliğ edildiğini, davacı şirketin internet sitesinde sahibi bulunduğu 9 adet marka şirketin isim ve amblemlerinin arasında ... markasının da yer aldığını, ... isminin, kullanım ve ticari işletme hakkının davacı şirkete ait olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince. "Davanın kabulü ile davacı ... Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin Manavgat ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından İİK'nin 89/3. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi hükmünde davacı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf kendilerine gönderilmiş olan 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine sessiz kalarak itiraz etmemiş olduğundan 3. haciz ihbarnamesinin gönderilmesinin haklı ve doğru olduğunu, görülen davanın açılmasına davacı tarafın sebebiyet verdiğini, bu açıdan davanın açılmasında kusuru bulunmayan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
davalı taraf kendisine verilmiş olan kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini mahkemeye ibraz etmediğinden iddiasını ispatlayamadığını, bu hususun 22/10/2019 tarihli bilirkişi raporuyla ve mahkeme tutanaklarıyla sabit olduğunu, bu aşamadan sonra davacı tarafa yeniden süre verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, İİK'nın 89/3. maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir.
İİK'nin 89. maddesine göre ikinci ihbarnameye süresi içinde (7 gün) itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
On beş günlük bu süre hak düşürücü süre olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Dosya kapsamından; davalı ile dava dışı ... arasında 19/01/2015 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin imzalandığı,bu sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı alacaklının, dava dışı borçlu ... hakkında Manavgat ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davacıya gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi üzerine üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiği, davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin 04/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 05/06/2018 tarihinde süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince 12/11/2019 tarihli celsenin (3) nolu ara kararı ile "Davacı tarafa ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak ya da yerinde inceleme talebinin bulunması halinde bulunduğu yer ve yetkili kişiye ait bilgileri beyan etmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine" şeklinde ara karar kurulmuş,
davacı vekili süresinde (25/11/2019 tarihinde) ticari defterlerin bulunduğu yeri ve yetkili kişiyi bildirerek yerinde inceleme talebinde bulunmuştur.Mahkemece bu ara karardan daha önce davacı tarafa ticari defter ve kayıtları sunmak üzere usulüne uygun verilen bir süre bulunmadığına göre kesin süre içerisinde ticari defterlerin sunulmadığına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.
Mahkemece karara dayanak yapılan 13/01/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacı şirketin incelenen 2016-2017-2018 yıllarına ait resmi defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin incelenen resmi defter ve belgelerinde dava dışı ...'a ait herhangi bir kayda rastlanmadığı tespit edilmiştir.Bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelere uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının dava dışı takip borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Dosya içeriği itibarıyla İİK'nin 89/3 maddesi gereği haciz ihbarnamesinin gönderilmesinde davalının, dava açılmasında da davacının kusuru bulunmamasına göre mahkemece davacı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve her iki tarafça yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacı lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1133, K. 2024/1651, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama