KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/1146
- Karar no
- 2024/702
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30/09/2020
- Numarası
- 2018/680 Esas- 2020/634 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle. 20/02/2017 tarihinde davalının maliki, davacı şirkete zmss sigortalı olan ... plakalı aracın yapmış olduğu kazada ... ve ... plakalı araçların hasar gördüğünü, kazada davalının kusurlu olarak olay yerini terkettiğini, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsüne ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla davalıya karşı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, olay yerine gelen ambulansın boş döndüğünü, daha sonra kendi araçlarıyla hastaneye giden ... ve ...’ın celp edilen tedavi evrakında hastada risk komplikasyonunun gelişmediğinin, kırık olmadığı bilgilerinin verildiğinin görüldüğünü, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir halin olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin aşikar olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun, KMAZMSSGŞ'de öngörülen sigortalıya rücu koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. ZMSS'de sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 95. maddesinin 2. fıkrası ile ...'de düzenlemeye tabi tutulmuştur.
Bu tür davalarda sigortacı KTK'nin 95. maddesinin 2. fıkrası gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Poliçenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan KMAZMSSGŞ'nin, "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4. maddesinin 3. fıkrasının "f" bendi uyarınca; ödemede bulunan sigortacı bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Düzenlemeye konu rücu nedeni sırf bedensel yaralanmayla sonuçlanan trafik kazalarıyla sınırlı olmayıp maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarını da kapsamaktadır.
Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddiası sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ...'nin, A.6. maddesinde sayılan teminat dışında kalan haller ile B.4. maddesinde sayılan zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı kapsamında olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, ...'nin, A.6. ve B.4. maddeleri ve TTK'nin 1446. maddesinin 2. fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir.
Bu durumda oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; kazaya karışan araç sürücüsü ...'ın beyanı ile sigortalı araç sürücüsü ...'ın olay anına ilişkin kollukta vermiş olduğu ifadelerin birbirini destekler olduğu ve sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terketmeyip kazadan sonra aralarında anlaşmaları nedeniyle olay yerinden ayrıldıkları, ayrıca kazanın saat 20.00-20.30 sularında olduğu, kaza yerinde kolluk tarafından herhangi bir tutanak tutulmadığı,
bir süre sonra ... plakalı araçtaki yolcuların hastaneye götürülmesi nedeniyle, kaza tespit tutanağının saat 23.30'da hastanede tutulduğu hususları dikkate alındığında, davacı tarafça, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini zorunlu bir neden olmaksızın terk ettiği iddiası ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinde dosya içeriği ile usul ve yasaya aykırılık yoktur. Davacı vekilinin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1146, K. 2024/702, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama