KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/1252
- Karar no
- 2024/1706
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 01/12/2020
- Numarası
- 2016/1150 (E) - 2020/980 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin motosikletin bariyere çarpması sonucu yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 200 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş.
09/03/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminat tutarını 82.886,72 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile maddi tazminat yönünden 27.914,28 TL geçici iş göremezlik, 54.972,44 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 82.886,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda belirtilen geçici iş göremezlik, geçici bakıcı süresi ve tedavi masrafları bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmayıp sorumluluğun ... (...) ait olduğunu, bilirkişi raporunda araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hukuka aykırı olduğunu, kusur yönünden rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu,
vergilendirilmiş herhangi bir gelir bulunmadığı için tazminat hesaplamasında asgari ücretin esas alınması gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazsından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ATK'dan alınan 24/04/2019 tarihli, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporda iyileşme süresinin 14 aya kadar uzayabileceği, %4,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir.
Bu raporun hükme esas alınması ve bu rapora göre hesaplama yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarında tazminat hesaplamalarında TRH 2010 tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda,
davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması doğru değil ise de PMF 1931 tablosu'nun TRH 2010 tablosundan daha kısa ömür süresi belirlemesi ve davalı lehine olması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunda hukuki yararı bulunmamaktadır.Her ne kadar yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararının sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da ...'nin sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de.
6111 sayılı Kanun ile değişik KTK'nin 98. maddesinde ... tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda, ...'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemeyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
Bu durumda davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik zararlardan sorumluluğu devam etmektedir.İlk derece mahkemesince bu yönde verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına,
kazaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitler ve Mahkemece dinlenen tanık beyanı ile davacının yolcu olduğu göz önüne alındığında kazanın oluşumunda davacının kusurundan söz edilemeyeceğine, ... kayıtlarına göre davacının gelirinin asgari ücretin 1,74 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamakta olup davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi hükmü gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1252, K. 2024/1706, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama