KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/1421
- Karar no
- 2024/1689
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/06/2021
- Numarası
- 2020/89 (E) - 2021/623 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.163 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait, dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken davalıya Zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'a ait, sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı aracın karşı yoldan çıkarak müvekkiline ait araca önden çarpması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya dönüş olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedeli için 20.000 TL,
değer kaybı için 100 TL'nin ihbar tarihi olan 12/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş. 07/01/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle hasar bedeli ve değer kaybı taleplerini 36.210,21 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 28.210,21 TL hasar bedeli ile 8.000 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 36.210,21 TL tazminat alacağının temerrüt tarihi olan 06/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıya 990,81 TL ve 3.148,82 TL olmak üzere toplam 4.139,63 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı zararının kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre toplam 4.139,63 TL ödeme yapılarak tamamen karşılanmış olan davacının haksız davasının reddini, poliçenin kaza tarihinde geçerli teminat limiti 36.000 TL olup müvekkilince 4.139,63 TL ödeme ile birlikte bakiye teminat limiti 31.860,37 TL olmasına rağmen mahkemece 36.210,21 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden hüküm kurulmuş olduğunu,
hesap ve kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, piyasa rayiç değerlerine göre fahiş ve hatalı olarak hesaplama yapıldığını, avans faizine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; bilirkişi tarafından düzenlenen kusur, araç hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı hesaplamasına ilişkin 05/01/2021 tarihli raporda.
12/03/2019 tarihinde meydana gelen kazada, davalı tarafa sigortalı dava dışı sürücünün otomobili ile yerleşim yerinde gündüz vakti yağmurlu havada Köprü Caddesini takiben Bölge İdare Mahkemesi istikametinden ...
AVM-Başakşehir istikametine seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, mahal şartlarını, yol özelliklerini ve görüş alanını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp şeridini takiben seyrine özen göstermediği, olay yeri viraj mahallinde sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek sola yönelip orta refüjü geçerek karşı istikamet şeridine geçtiği, önce dava dışı ... plaka sayılı araca çarparak savrulup devamında davacının aracına çarparak meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu,
davacıya ait araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu bildirilmiş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 05/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamında bulunan mevcut bilgi ve belgeler, davacıya ait araç ile ilgili olay yeri-hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği, ekspertiz raporundaki iş kalemleri ve işçilik kalemlerinin niteliği, aracın hasar geçmişi, raporlar, tutanaklar ve diğer tüm bilgi ve belgeler hasar yönünden birlikte değerlendirilerek aracın onarım faturası ile ekspertiz raporundandaki tespitlerin ve hasar fotoğraflarının uyumlu olduğu,
ava konusu araçta kaporta, boya, elektrik, şase işçiliklerinin yapılması gerektiği, KDV dahil hesaplanan toplam tutar olan 32.349,25 TL'nin serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle kabul edilebilir makul fiyat aralığında ve dosya kapsamına uygun olduğu, davacının aracında oluşan değer kaybı tutarı olan aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın dikkate alınarak 8.000 TL olabileceği tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde, raporun, HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, ilk derece mahkemesince alınan kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun kusur oranı, hasar miktarı ve değer kaybı tespiti yönünden hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, davalı sigorta şirketi tarafından hasar ödemesi olarak yapılan ödemelerin düşülerek hüküm kurulmasına göre İlk Derece Mahkemesince hasar bedeli ve değer kaybı miktarına ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamını belirleyen poliçe limitinin kaza tarihi 2019 yılı itibariyle 36.000 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce davacıya yapılan 4.139,63 TL ödeme çıktıktan sonra kalan teminat limitinin 31.860,37 TL olduğu göz önünde bulundurularak davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limiti 31.860,37 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmasına karar verilmesi gerekirken bakiye teminat limiti belirtilmeyerek davalı sigorta şirketi aleyhine fazla tazminat miktarına hükmedilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf istemi yerindedir.
Ayrıca; dava konusu araç kamyonet olup araç ruhsatına göre kullanım amacı yük nakli-hususi olarak belirtilmiş olmakla ticari araç olmadığından, temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmüştür.
27/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1421, K. 2024/1689, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama