KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/1451
- Karar no
- 2024/1698
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/06/2021
- Numarası
- 2018/1099 (E) - 2021/453 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Bireysel Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'a ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken davalı ...
Limited Şirketi'ne ait ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkiline sigortalı araçta meydana gelen hasar tutarının KDV hariç 15.451,08 TL olarak tespit edildiğini, kaza sonrası olay yerini terk eden ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle müvekkilince sigortalısına 18.231,26 TL sigorta tazminatı ödendiğini ve davalı şirkete yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 18.231,26 TL tazminatın sigortalıya ödeme tarihi olan 04/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 17.000 TL'nin 04/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalı ...
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza sonrası düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sürücünün kusurunun kasti ve ağır bir kusurdan meydana geldiğine ilişkin herhangi bir saptama söz konusu olmadığını, davacının tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını düzenleyen ...
Sigorta AŞ'den talep edilmesi gerekmekte ve davanın müvekkil şirket yönünden reddi gerektiğini, hasarın oluşumunda sürücü hatası olmayıp asli kusurun belediyeye ait olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortası tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Aynı Yasanın 86. maddesinde ise bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecektir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davacının kasko sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ZMSS genel şartlarını uygulama imkanının olmadığı, KTK'nin 86. maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma veya sorumluluğu azaltmaya yönelik bir ispatta bulunmadığından oluşan hasardan sorumluluğu bulunmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında meydana gelen kazada davalıların işleteni ve sigortacısı olduğu aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı şirkete kasko sigortalı aracın sürücüsüne ise yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirmiştir. Yasaya ve usule, kazanın oluş şekline uygun bilirkişi raporlarının hükme esas alınması yerindedir.
Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına göre, davalı işleten vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
27/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1451, K. 2024/1698, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama