KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Dosya no
- 2021/1584
- Karar no
- 2025/286
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 3/11/2020
- Numarası
- 2016/221 (E) - 2020/700 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.581 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı işleten ...'a ait davalı ...
AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı sürücüsü davalı ...'nın yönetimindeki ... plakalı aracın 2/4/2015 günü D100 karayolunda Kadıköy İlçesi yönünde seyir halinde iken adı geçen davalı sürücünün şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı biçimde davranarak, müvekkili davacının yönetiminde aynı yönde seyreden ...plakalı otomobile çarpması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybeden davacının yönetimindeki otomobilin takla atarak yere düşüp sürüklendiğini belirterek,
belirsiz alacak davası niteliğinde aracın onarım bedeli 1.000 TL, araçta oluşan değer kaybı bedeli 1.000 TL, belgesiz yol ve tedavi gideri için 500 TL olmak üzere toplam 2.500 TL maddi tazminatın davalılardan. 100.000 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.Davalı ...
AŞ vekili ile davalı ... vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince, hasar tazminatının davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce ödendiği, önceden pert olmuş araç nedeniyle değer kaybı tazminatı talep edilemeyeceği, yol masrafı ve tedavi giderinin ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat davasının reddine.
2.500 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davalı ...'nın tam kusurlu olduğunu.
İstanbul Anadolu 16'ncı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/74 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte araçta oluşan hasarın büyüklüğünün açıkça ortaya konulduğunu; gerek 6/6/2017 günü, gerekse 8/5/2018 tarihinde tebliğ alınan bilirkişi raporlarında aracın onarım bedeli ile değer kaybının hesaplanmadığının görüldüğünü.
İstanbul Anadolu 16'ncı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/74 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte bilirkişi tarafından yedek parçaların orijinalleri ile değiştirilmiş olsa da yine de değer kaybı oluşacağının belirtilmesine karşın, yedek parçaların orijinal mi, yoksa yan sanayi mi olduklarının belirtilmediğini; anılan tespit dosyasındaki belirlemelerin fahiş olmayıp lüks statüsündeki bir araç için gayet makul olarak tespit edilen rakamlar olduğunu;
önceden perte çıkan aracın başka bir kazaya karışması durumunda sigortalının maddi zararının ve değer kaybının istenebileceğini, davaya konu kaza ile aracın önceden karıştığı kaza arasında benzerliğinin bulunmadığını; yol ve tedavi masraflarının da ayrıca talep edildiğini, dilekçelerinde belirttikleri üzere aracın çekilerek servise götürülmesinden sonra müvekkilinin harcamada bulunduğunu, serviste durduğu sürece oto park ücreti ödendiğini, müvekkilinde oluşan fiziki hasarın giderilmesi için bir takım tıbbi araçlar alınmasına karşın, ne yazık ki bunların belgelendirilemediğini, ortalama meblağ üzerinden hesaplanması olanağı varken,
bilirkişiler tarafından bu durumun göz ardı edildiğini, hükmolunan manevi tazminatın çok az olduğunu, kazadan sonra aracı kullanılamayacak derecede hasar gören ve hastalık, cenaze gibi durumlarda araba kiralamak durumunda kalan müvekkili için ayrıca maddi külfet meydana geldiğini; kazadan sonra araç kullanamayan ve toplu taşıma araçlarına bindiğinde dahi kaza olacak korkusu yaşayan müvekkilinin kaza nedeniyle duyduğu üzüntü, acı keder, elem hislerini uzun süre üzerinden atamadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde davaya konu trafik kazasından dolayı davacıya 25.354 TL araç hasar tazminatı ödediğini savunan davalı ...
AŞ tarafından gönderilen hasar dosyasının incelenmesinde, davacıya ait ...plakalı otomobilde oluşan hasara ilişkin sigorta ekspertiz raporu ile toplam 25.354 TL ödendiğine ilişkin belgelere yer verildiği anlaşılmış.
Adli Tıp Kurumu (ATK) İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından, aynı olay nedeniyle İstanbul Anadolu 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2016/210 (E) sayılı davada düzenlenen raporda, yönetimindeki minibüs ile seyir halinde iken sol şerit üzerinde seyir halinde olan araçların seyir durumunu gözetip işaretlerini vererek gerekli ve yeterli kontrollerinin akabinde tedbirli şekilde sol şeride yönelerek şerit değiştirmesi gerekirken, bu konulara uymayıp kontrolsüz şerit değiştirerek çarpışmanın meydana gelmesine neden olan ...'nın %100 oranında asli kusurlu; ...plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiş;
bilirkişiler tarafından düzenlenen 1/6/2017 tarihli raporda, yönetimindeki ... plakalı minibüs ile seyir halinde iken, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaparak kontrolsüz şerit değiştiren ve arkadan gelen trafiği riske sokan davalı sürücü ...'nın %85 oranında kusurlu; yönetimindeki ...plakalı otomobille seyir halinde iken, hızını aracın teknik özelliklerine, hava, yol ve trafik koşullarına göre ayarlamayan davacı ...'ın ise %15 oranında kusurlu olduğu; davacıya ait otomobilin davaya konu kazadan önce 12/6/2012 günü karıştığı kazada ağır hasar görerek çekme belgeli hurda olduğu da belirtilerek,
kazadan önceki rayiç değeri 60.000 TL olarak belirlenen ...plakalı otomobilin, hurda (sovtaj) değerinin 35.000 TL, buna göre hasar tutarının 25.000 TL olduğu davalı ...
AŞ tarafından sigortalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kabul edilip 25.000 TL ödendiği belirtilmiş; bilirkişi tarafından düzenlenen 7/5/2018 tarihli raporda ise 12/6/2012 günü karıştığı kazada ağır hasar görerek perte ayrılmasından sonra davaya konu kazaya karışan ...plakalı aracın kazadan önceki rayiç değerin 60.000 TL, sovtaj değerinin 35.000 TL, buna göre hasarın 25.000 TL olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre davalı sürücünün %100 kusuruyla 25.000 TL hasar tutarının tamamından sorumlu olduğu,
polis merkezindeki ifadesinde yaralanmaması nedeniyle hastaneye gitmeyen ve doktor raporu almak istemeyen davacı ... ile ilgili herhangi bir tıbbi veya hastaneye gidiş geliş belgesi bulunmadığı belirtilmiş; davaya konu kaza nedeniyle başlatılan soruşturmada davacı ...'ın kollukta alınan anlatımda kendisinde herhangi bir yaralanma olmadığını beyan etmiş; ilk derece mahkemesince, 7/5/2018 tarihli bilirkişi raporu benimsenerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan bilirkişi raporları ile davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen ekspertiz raporu ve diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait otomobilin rayiç değeri ile sovtaj değeri arasındaki farktan oluşan davacının uğradığı zararın, somut olgu ve ölçütlere dayalı biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279 uncu maddesine uygun düzenlenen ve yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş;
ilk derece mahkemesince davalı sürücü ...'nın %100 kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporu benimsenerek karar verildiği gözetildiğinde, davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü kusura ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş;
davaya konu trafik kazasında yaralanmadığı anlaşılan davacı lehine belgesiz yol ve tedavi gideri tazminatına hükmedilmemesinin de yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.Ancak, davacı ... ile davalılar ... ve ...'un dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, davaya konu kazada ağır hasar görerek perte ayrılan ...plakalı otomobil sürücüsü ...'ın olay nedeniyle yaşadığı korku ve endişenin ağırlığına,
ATK Trafik İhtisas Dairesi ile bilirkişilerin raporlarından anlaşılan kusur oranlarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine yetersiz miktarda manevi tazminata hükmolunduğu sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm kurulması gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1584, K. 2025/286, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama