KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2022
- Dosya no
- 2021/165
- Karar no
- 2022/2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/12/2019
- Numarası
- 2017/871 Esas - 2019/1421 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 54. ve 56. maddeleri kapsamında, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (geçici-kalıcı güç kaybı zararı) ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince. "1)Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, 2)Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 3)Davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ...
Topçi için 4.000,00 TL ve davacı ... için 4.000,00 TL olmak üzere toplam 16.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 4)Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, yaralanan müvekkilinin iki bacağı arasında gözle görülür şekilde boyut farkının olduğunu, sürekli maluliyetinin bulunduğunu, bu nedenle Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek sürekli iş göremezlik oranına ilişkin tespitin yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, olay tarihinde 12 yaşında olan müvekkilinin kaza nedeniyle efor kaybedeceğini, bu nedenle geçici iş göremezlik zararının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.Davalılar ... ile ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu belirtmişlerdir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından.
15/11/2015 tarihinde, davalı ...'nin ZMS sigortacısı, davalı ...'in maliki ve davalı ...'nun sürücüsü olduğu aracın yaya ...'ye çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacı ...'nin yaralandığı; kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü ...'nun %40, davacı ...'nin %60 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği; işbu davada, davacı ... için maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat ile ...'nin anne ve babası olan diğer davacıların her biri için 10.000'er TL manevi tazminat talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 30/07/2018 tarihli raporunda; kaza nedeniyle davacı ...'nin yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.
ATK raporunun yapılan incelenmesinde; raporun, bu tür olaylarda dikkate alınması gereken ve geçerli tek yönetmelik olan 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği, denetim ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin itirazı kabul edilmemiştir.
30/09/2003 doğumlu davacı ...'nin kaza tarihindeki yaşı (12) itibarı ile kazanç getiren herhangi bir işte çalışması sözkonusu olamayacağı ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre. Mahkemece, davacı ... için geçici iş göremezlik zararına hükmedilmemesi usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin itirazı da yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarlarının az; davalılar vekilinin ise çok olduğuna ilişkin itirazlarına gelince; kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacı ...'nin yaralanmasının niteliği ile tedavi süreci, ATK raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını tespit eden tutanaklar ile TBK'nın 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun düşmediği ve çok az olduğu kanısına varılmıştır.
Bu nedenle, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddine, davacılar vekilinin ise kabulüne karar verilmiş ve takdiren davacı ... için 20.000 TL, anne ve babası olan diğer davacıların her biri için 10.000'er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, Dairemizce aşağıdaki şekilde yeniden hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/165, K. 2022/2026, 15 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama