KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Dosya no
- 2021/1667
- Karar no
- 2025/1721
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 27/01/2021
- Numarası
- 2017/1011 (E) - 2021/68 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 30/10/2007 tarihinde, müvekkillerinin çocuğu ...'ya kaza tarihi itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan dava dışı ...
Belediye Başkanlığına ait ... plakalı çöp toplama kamyonunun çarpması sonucu ...'nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün asli kusurlu olduğunu belirterek müvekkilleri için belirsiz alacak olarak ayrı ayrı 3.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş.
10/04/2019 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini ... için 44.210,85 TL, ... için 35.789,15 TL olarak belirleyerek dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde başvuru şartının yerine getirilmediğini, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince.
"Davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 35.789,15 TL, davacı ... için 35.368,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılar tarafından, destekleri ...'nın vefatı sebebiyle tazminat taleplerine ilişkin olarak,
dava öncesinde müvekkili kuruma başvuru yapılmamış olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ölen küçüğün kaza tarihinde 15 aylık olduğunu, müteveffanın vefatında, kazanın gerçekleşmesindeki kusurunun yanında anne babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusuru da bulunduğundan 3. kişinin müterafik kusuru nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi takdirde hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini,
aleyhe karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nin 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir.Davacılar vekilinin dava tarihinden sonra 27/12/2017 tarihli dilekçesi ile davalı ...
Hesabına başvuruda bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmakla KTK'nin 97. maddesinde ön görülen başvuru dava şartı yerine getirildiğinden bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir....
Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/129 Esas, 2008/74 Karar sayılı dosyasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 28/02/2008 tarihli raporda; sürücü ...'in ikinci derecede kusurlu, anne ...'nın birinci derecede kusurlu olduğu tespit edilmiş, yapılan yargılama sonucunda her ne kadar sanık ... hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de aile hukukundan kaynaklanan bakım ve gözetim yükümlülüğü nedeniyle kusurlu bulunduğu, ancak bilinçli taksirinin bulunmadığı,
taksirli hareket sonucu meydana gelen neticenin münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede sanığın mağdur olmasına yol açtığından CMK'nin 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı, ...'in taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (sanık ... yönünden bozma sonrası 2012/144 Esas 2012/33 K. sayılı karar ile) karar verilmiş, karar kesinleşmiştir.Mahkemece alınan 17/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda;
olayda dava dışı sürücü ...'in hatalı sevk ve idaresinin birinci derecede ve %50 oranında etkili olduğunu, davacı ...’nın, gerekli özen ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sonucu olarak küçük kızı ...’nın korunmasız vaziyette kalmasının dava dışı sürücünün hatalı davranışı ile eşit düzeyde, %50 oranında etkili olduğu belirlenmiştir.Mahkemece bu rapor ile ceza mahkemesinde alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 07/09/2020 tarihli raporda; olayda, çöp kamyonunun dava dışı sürücüsü ...’in hatalı sevk ve idaresinin, birinci derecede ve takdiren %50 oranında etkili olduğu,
davacıların koruması ve gözetimi altında olması gereken ölen küçük ...'nın hatalı davranışının da birinci derecede ve dava dışı sürücü ...'in hatalı sevk ve idaresi ile eşdeğer derecede, eşit oranda takdiren %50 oranında etkili bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı ...'nın bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair dosya içeriğinde delil bulunmamasına göre müterafik kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Davacılar vekili dava dilekçesinde avans faiz talep etmiş ise de 10/04/2019 tarihli bedel belirleme dilekçesinde davacı ... için 44.210,85 TL ve ... için 35.789,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğinden taleple bağlı kalınarak yasal faize karar verilmesi gerekirken avans faize karar verilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1667, K. 2025/1721, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama