KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Dosya no
- 2021/1704
- Karar no
- 2025/479
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/6/2021
- Numarası
- 2019/230 (E) - 2021/451 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.249 kelime·6 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'un yönetimindeki sigortası bulunmayan ... plakalı traktörün karıştığı kazada davacıların desteği ...'un öldüğü belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla davacı ... için 250 TL, davacı ... için 250 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
4/3/2021 günü sunduğu bedel belirleme dilekçesiyle davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 20.567,89 TL'ye, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatının 38.803,23 TL'ye yükseltmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davacı ... için 38.803,23 TL, davacı ... için 20.567,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının, poliçe limiti olan 150.000 TL ile sınırlı olmak koşuluyla davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı Güvence Hesabı vekili dilekçesinde özetle; karayolu taşımacılığı yapılmayan tarla içerisinde meydana gelen, traktörle tarım işi yapılırken meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) hükümleri uygulanamayacağından sigortacının sorumluğunun da bulunmadığını; diğer sorumlularla davacıların uzlaştığı gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253'üncü maddesinin 19'uncu fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğini;
savunmaları saklı kalmak koşuluyla aleyhine tazminata hükmedilmesi durumunda, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz dikkate alınarak hesaplanması, yeni yapılan değişiklikle faizin en fazla %2 olarak kabul edilmesi, yetiştirme indiriminin 22 yaşına kadar yapılması, temerrüde düşmeyen müvekkili aleyhine dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekâlet ücretine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerde yapılan keşfe dayanılarak düzenlenen bilirkişi raporu ile ekindeki kroki içeriğine göre davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarlanın ulaşımı sağlayan genel yol ile doğrudan bağlantısının olduğunun anlaşılması karşısında,
davaya konu kazanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 3'üncü maddesi kapsamında trafik kazası olarak nitelendirilmesinde isabetsizlik görülmemiş; davaya konu trafik kazasının faili ...'un eylemi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253'üncü maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85'inci maddesinin 1'inci fıkrasına uyan taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğu gibi,
Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığında verdikleri ifadelerde ve Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2018/61 (E) sayılı davanın duruşmasında kimseden davacı ve şikayetçi olmadıklarını söyleyen davacılar ... ve ...'un, özel hukuktan kaynaklanan haklarından vazgeçtiklerine ilişkin kanıt sunulmadığının anlaşılması karşısında, davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü bu konuya yönelen istinaf nedeni doğru kabul edilmemiş; hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından %5 oranında yetiştirme gideri indirimi yapılmasında;
davalı Güvence Hesabını tarafından 6/9/2018 gün ve 28463 sayılı yazıyla, zararın giderilmesi için başvuran davacılar vekiline, talebin karşılanmasının mümkün olmadığının bildirildiği gözetildiğinde, davalı Güvence Hesabının 6/9/2018 günü itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
KTK'nin 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla.
19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle,
destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve destekten yoksun kalma tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan zararın, desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olacağı kabul edilerek ve rapor tarihinde yürürlükte olan asgari ücret dikkate alınarak,
işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmış; destekten yoksun kalma tazminatlarının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre daha kısa yaşam süresi öngören PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplandığının anlaşılması karşısında, davacılar vekilinin dilekçesinde bu konuya ilişkin istinaf nedeni ileri sürmediği de dikkate alındığında, davalı sigorta şirketi vekilinin bu nedene dayalı olarak istinaf kanun yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak, ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar ... ve ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davaların ayrı ayrı bağımsızlıklarını korudukları gözetilerek, adları geçen davacılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken tek vekâlet ücretine karar verilmesinin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1704, K. 2025/479, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama