KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2021/1715
- Karar no
- 2025/409
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/04/2021
- Numarası
- 2020/3 Esas - 2021/339 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 27/03/2025
Karar Metni
2.025 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirkete... numaralı ... Sigortası ile dava dışı ... A.Ş. (...) adına 25 kg. ağırlığında, plastik ve kauçuk hammaddesinin sigortalandığı,... numaralı gönderi kodu ile davalıya taşıma taahhüdüyle teslim edildiği, Fransa-Türkiye arasında 28.05.2018 tarihinde taşımanın başladığı, anca varış noktasında bu ürünlerin teslim edilmediği, 1 koli içinde 14 poşet emtianın kaybolduğu, mal faturasına göre br.
Fiyatının 90,83 Euro üzerinden toplam 1.271,62 Euro olduğu, Poliçe kuru (1 Euro= 5,53390 TL) üzerinden toplam 7.037,02 TLzararın olduğu, bu tutarın 09.08.2020 tarihinde sigortalıya ödendiği, Montreal Konvansiyonu uyarınca brüt 19 SDR üzerinden kayıp ürünlerin toplam 475 SDR ettiği, bu tutardan davalı yanın sorumlu olduğu, alacağa dair ...
Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ancak bu takibe itiraz edildiği, sigorta şartları ve TTK Md.1472 uyarınca hasar bedeli ödemesi sonrası halefıyet hakkı kazanıldığı, bu sebeple zararın tazmini, davalı işletme yetkilisi ve sigortalı yetkilisi arasındaki mail yazışmalarından açık bir şekilde taşıma işinin üstlenildiği ve taşıyıcı sıfatının üstlenildiği, 5 adet kargonun taşınması için navlun ve ardiye ücreti konusunda anlaşmaya varıldığı, 5 gönderinin teslim edilen 3’ü için navlun ücreti ödendiği, kayıp olanlar için navlun faturası düzenlenmediği,
düzenlenen navlun faturalarından açıkça navlun ücretinin kendi nam ve hesabına tahsil edildiği, davalı yanın taşıma sürecini organize ettiği ve taşıyıcı sıfatının ortaya koyulduğu belirtilerek bilirkişi incelemesi yapılarak davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesi ekinde sunulan taşıma sürecinde ürünün taşıyıcıya teslimine ilişkin delil olarak sunulan belgenin Fransızca olduğu ve davalı işletme tarafından düzenlenmediği, müvekkil işletmenin yurtiçi ve uluslararası kargo gönderimine dair Türkiye’de acente olarak hizmet verdiği, Sigorta eksper raporunda; çeki listesi, airwaybill, gümrük beyannamesi, nakliye faturası, alt nakliyeci faturası, tutanak vb. kayıtların talep edildiği ancak eksper raporunun ekinde bu belgelerin sunulmadığı,
airvvaybill aslı görüldüğünde davalı şirketçe düzenlenmediğinin ortaya çıkacağı, TTK Md. 102-103 -105 uyarınca acenteye doğrudan veya direkt husumet yöneltilemeyeceği, izafeten yöneltilebileceğinin belirtildiği, Davalının tüm ülke sistemlerinde İZİ VE... numaralı bir gönderi bulunmadığı, ... ile yapılan görüşmelerde bu kodlu bir gönderinin olmadığı bilgisinin alındığı,Türkiye’deki ... firmasının anılan gönderinin Fransa’dan alınıp, Türkiye’ye getirilmesi için taşıma takip numarası oluşturduğu, ancak Fransa’dan bir paket alınmadığı, Dava dilekçesi EK-2’de gösterilen belgenin ...’e yük teslim edildiğine dair bir belge olmadığı,
Dava dilekçesi ekinde 06.06.2018 tarihinde ...’e Claim talebinde bulunulduğu ve Claim numarasının bildirildiği, ancak davalı tarafça 24.07.2018 tarihli cevapta anılan taşıma takip numaralı gönderiye ulaşılamadığı ve paketin kaybının açıklandığının beyan edildiği, ...’e teslimin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, dava dilekçesinde davalı sorumluluğunun ... üzerinden hesapladığı, bu tutardan taşınmak amacıyla ...’e teslimin ispat edilmesi gerektiği, ...’nin karşılığının 7.037,02 TL etmediği, 740,62 TL tutarındaki işlemiş faiz talebinin hukuki dayanağı olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu nihai kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"ön inceleme duruşmasında tespit edilen taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davada pasif husumetinin bulunup bulunmadığı, davacının sigortalısına ait emtianın teslim edilip edilmediği, emtianın kaybolup olmadığı, kaybolmuş ise bedeli, bedelini davacının davalıdan talep etme hakkının bulunup bulunmadığı hususlarında olup, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davalının taşıyıcı olduğu, dolayısıyla davada pasif husumetinin bulunduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısına 7.037,02 TL tazminat ödediği,
TTK 1472 maddesi gereği sigortalısının halefi olarak rücuen davalı aleyhine tazminat talebi için icra takibinde bulunduğu, davalının taşımasını yaptığı 5 koli kaptan 2 koli kapın kaybolduğu, her kapın 25 kg ağırlığında olduğu, 2 kabın taşıma esnasında kaybolduğu, eksper raporunda hesap edilen zarar bedelinin 7.037,02 TL olduğu, bu miktarın davacı tarafından sigortalısına ödendiği, davacının bu miktarı davalıdan rücuen talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının kabulü ile, davalı borçlunun Bakırköy ...
İcra Dairesi ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin asıl alacak üzerinden devamına, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eski beyanlarını tekrarla, taşımayı yapanın, etiketlerin/waybillerin ... sistemine gönderilen ... firması olduğunu, davalı şirketin, ... firmasının Türkiye acentesi ve hizmet ortağı olduğunu, dolayısı ile icra takibinin/davanın, davalı şirkete doğrudan yöneltilmesinin hukuki olmadığını, kaşımayı yapan ... firmasına izafeten, müvekkil şirkete husumet yöneltilebileceğini, İlk derece mahkemesinin bu hususa yönelik talep ve itirazı hakkında karar vermediğini, huzurdaki davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, sözü edilen iki waybill / etiket,
dava dışı sigortalı gönderen tarafından oluşturulmuş ve ...' nin sistemine gönderilmiş olup, anılan etiketlerin varlığı, sözü edilen iki gönderinin / kargonun, taşıyıcı ...' ye teslim edildiği anlamında olmadığını, bu husus bilirkişi tarafından da kabul, beyan ve ikrar edildiğini, her iki gönderinin de, ...' ye teslim edilmediğini, ...'nin sisteminde, her iki gönderi kaydının olmadığını, keza, her iki gönderinin, ...' ye teslim edildiği yönünde bir bulgu belge olmadığı sigorta ekspertiz raporunda da kabul edilmiş, anılan iki gönderinin ...' ye teslim edildiği hususunun tespit edilmediği belirtilmiş olduğunu,
taşıma firmalarına taşınmak üzere gönderi teslim edilmesi esnasında, taşıtana kargonun teslim alındığına ilişkin belge verildiğini, davacı sigorta şirketi/sigortalısı, anılan iki gönderinn, ...' ye teslim edildiğine ilişkin bir belge ibraz etmediğini, dolayısı ile huzurdaki davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiğini, rapora itibar ile kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, toplam ağırlık 25 kg olduğuna göre her bir kabın ağırlığının 5 kg olduğu,
dolayısı ile kayıp olduğu belirtilen 2 kolinin ağırlığının 10 kg olduğunu, dava dilekçesinde/icra takibinde, taşıyıcının sorumluluğunun Montreal Sözleşmesi hükümlerinde belirtilen kg başına 19 SDR olduğunun kabulü ile hesaplama yapılacağı açıkça belirtilmiş olmakla taşıyıcının azami sorumluluğu 10 kg x 19 SDR = 190 SDR karşılığı olduğunu ancak, Mahkemeler taraf beyanı / talebi ile bağlı olmakla, dava dilekçesinde / icra takibinde bir kolinin kayıp edildiği beyan edilmiş olmakla, davacı yanın cevaba cevap dilekçesindeki 2 kolinin kayıp edildiği iddiasının,
iddianın genişletilmesi anlamında olduğu ve tarafından rıza gösterilmediği açık bir şekilde belirtilmiş taleple bağlılık ilkesi gereğince 1 kolinin kayıp edildiğinin kabulü ile hüküm tesis edileceğinden taşıyıcı şirketin azami sorumluluğu 5 kg x 19 SDR = 95 SDR karşılığı alacağını, Dava dilekçesinde/icra takibinde (14) adet ürünün kayıpq olduğu kabul ve iddia edilmiş, satış faturasında 140 adet ürün satıldığı açık bir şekilde belirtilmiş, sigorta ekspertiz raporunda da sigorta edilen ürünün toplam ağırlığının 25 k olduğu ve 14 adet ürünün kayıp olduğu belirtilmiş olmakla,
kayıp edilen 14 adet ürünün ağırlığı da 25 kg : 140 adet X 14 adet = 2,5 kg olduğunu, dolayısı ile Montreal Sözleşmesine göre taşıyıcının azami sorumluluğu da 2,5 kg x 19 SDR = 47,5 SDR olduğunu, anılan iki gönderi sebebiyle davalı şirketin taşıyıcı olduğu ve şirketin sorumlu olduğunun kabulü halinde dahi, davalı şirketin sorumluluğu Montreal Sözleşmesine göre 47,5 SDR nin hüküm tarihindeki Türk lirası karşılığı olması gerektiğini, dava dilekçesinde de icra takibinin aynı koşullarla devamına karar verilmesi talep edilmiş Kök raporda da hasarın fark edildiği tarihteki kur nazara alındığında 475 SDR x 3,07671 = 3.076,71 TL den,
taşıyıcının sorumlu olduğu belirtilmiş, sonuç kısmında da 475 SDR in hüküm / kara tarihindeki ... Bankası kur değeri üzerinden belirleneceği beyan olunmuş ancak mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, halbuki hüküm tarihi olan 01.04.2021 tarihindeki...
Bankasının belirlediği kur, 1 SDR = 11,5884 TLL sı olup, 475 SDR x 11,5884 TL = 5.504,97.-TL olduğunu, dolayısı ile ilk derece Mahkemesinin kararının her tarafı doğru da olsa, kurduğu hükmün yanlış olduğunu, davacının talebinin kabulüne karar verilse dahi, icra takibinin 5.504,7.-TL üzerinden devamına karar verilmesi gerekeceğini, dava dışı sigortalı gönderilenin, Fransa'daki taşıyıcıya karşı dava hakkı bulunmadığından dava dışı taşıtan gönderen tazmin talebinde bulunduğundan, davacı sigortacısının da dava hakkı bulunmadığını, icra takibi ile 740,62.-TL tutarında işlemiş faiz talep edildiğini,
bu durumda 740,62.-TL tutarındaki işlemiş faiz talebinin Reddine karar verildiğini ancak, bu husus kararda gösterilmemiş olup bu durumda yargılama giderinin talebin 740,62 TL sının reddedildiği nazara alınarak takdir edilmesi gerektiği gibi bu tutarı aşmayan vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, havayolu taşıması için teslim edilen emtianın alıcısına teslim nedeniyle uğranılan zararı sigortalısına tazmin eden sigortacının ödediği bedelin rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının husumetinin bulunup bulunmadığı, yükün taşıyıcıya teslim edilip edilmediği,
yükün ağırlığı ve sorumluluk sınırı noktasındadır.Dava konusu yük Fransa'dan Türkiye'ye taşınmak üzere organize edilmiştir.Davacı sigorta şirketi tarafından davaya konu taşıma 28/05/2018 tarihinde "... sigorta poliçesi" ile ziya ve hasarlara karşı sigortalanmış bulunmaktadır.Hasar ihbarı yapılmasından sonra yaptırılan ekspertiz incelemesi üzerine davacı sigorta şirketi tarafından 09/08/2018 tarihli banka dekontu ile 7.037,02 TL sigortalı hesabına ödenmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında,
"emtianın kaybolması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili." sebebine dayalı olarak 7.037,02 TL asıl alacağın 740,62 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 22/02/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davalı tarafça diğer savunmaların yanı sıra husumet itirazında bulunulmuştur.Davacının sunduğu mail yazışmalarına göre, davaya konu yüklerin de bulunduğu 5 adet yükün taşınması işi ile ilgili olarak davalı ile anlaşılmıştır. Ayrıca, taşıması gerçekleştirilen 3 adet dava dışı yüke ilişkin navlun faturaları da davalı tarafından tanzim edilmiştir. Bu faturalarda acente sıfatıyla hareket edildiğine ilişkin bir kayıt da bulunmamaktadır.
Bu halde, davaya konu emtialara ilişkin davalı taşıyıcı olup, iş bu davada husumeti bulunmaktadır.Davalı tarafından yazılan 24/07/2018 tarihli belge de davaya konu iki adet gönderinin tüm araştırmalar neticesinde bulunamadığı ve paketin kaybı verildiği belirtilmiştir. Bu ifadeye göre dava konusu gönderilerin davalıya teslim edildikten sonra kaybolduğu anlaşılmaktadır.
Bu halde, davalı kaybolan gönderi nedeniyle oluşan zarardan sorumludur.Davalı, gönderilerin ağırlığına da itiraz etmiş ise de, bu husus bilirkişi raporunda da ayrıntılı değerlendirildiği gibi, gönderi etiketinde ve her bir navlun faturasında yükün 25 kg olduğu yazılı olduğundan davalının söz konusu itirazına itibar edilmesi mümkün değildir.
Dairemizin karar tarihi itibariyle geçerli olan SDR sınırı ve SDR kuru nazara alındığında ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak, davanın işlemiş faize ilişkin kısmının kabul edilmemiş olmasına rağmen tarafların yargılama masrafından sorumluluğunun buna göre belirlenmemesi ve reddedilen kısım yönünden kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi nihai kararı ve buna bağlı olarak arabuluculuk ücretiyle ilgili hükmün tamamlanmasına ilişkin 05/07/2021 tarihli ek karar kaldırılmasına yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1715, K. 2025/409, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama