KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Dosya no
- 2021/1710
- Karar no
- 2025/264
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 01/06/2021
- Numarası
- 2018/437 (E) - 2021/602 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye kasko sigortasıyla sigortalı, dava dışı ... Limited Şirketine ait ... plakalı aracın meydana gelen trafik kazası sonucunda hasarlandığını, kazanın oluşumunda sigortalıya atfedilebilir herhangi bir kusurun olmadığını, meydana gelen hasar ve ekspertiz ücretinin davalıdan tahsili için davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ise de dava dışı ...
Şirketi davalı sigorta şirketinden olan alacağını alacağın temliki yoluyla müvekkiline devrettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000 TL hasar bedeli ile 250 TL ekspertiz ücretinin poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihi olan 17/02/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş. 02/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği 4.000 TL hasar bedelini 14.946,38 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporlarda bilirkişinin hasarın gerçekleşme şekli ve tarafların yükümlülüklerine yönelik tespitlerinin farazi olup bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeler içerdiğini, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti davalıda olup davalının rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şekline göre aracın sigorta teminatı dışında başka şekilde hasarlandığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, temlik veren ...
Şirketi kaza ile aynı gün sigorta şirketine ihbarda bulunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
Ancak sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.(HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043. HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905.
HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilâmları) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; dosya kapsamında alınan ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ve birbirleri ile uyumlu olmasına ve araçta oluşan hasar ile beyan edilen kazanın uyumsuz olduğunun tespit edilmesine, 16/11/2017 tarihinde gerçekleştiği beyan edilen hasar sonrası temlik alan tarafından 07/02/2018 de kazanın davalıya ihbar edildiğinin anlaşılmasına,
ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği göz önünde bulundurularak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1. madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1710, K. 2025/264, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama