KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2021/1852
- Karar no
- 2025/559
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/06/2021
- Numarası
- 2020/457 (E) - 2021/485 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.079 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu araç içerisinde yolcu konumunda bulunan dava dışı ...'in olay yerinde vefat ettiğini, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, zorunlu arabuluculuk sürecinde de uzlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 17/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş.
27/05/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat tutarını 314.519,99 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilin adresinin Ümraniye olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;
davanın kısmen kabulü ile ıslah ile artırılmış destekten yoksun kalma tazminat talebinden mahkememizce %20 hatır taşıması indirimi yapılarak 314.519,99 TL-62.904 TL=251.616 TL olarak dava tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden kaza tarihinde cari poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
müteveffa ...'in hatır için taşınmadığını, davalının hatır taşıması iddiası dışında bu iddiasını kanıtlayacak somut bir delili olmamasına rağmen mahkemece yapılan hatır taşıması indiriminin yerinde olmadığını, kazanın meydan gelmesinde araç sürücüsü müteveffa ...'ın tam kusurlu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin tamamının kabul edilmesi gerektiği belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
davacının, müvekkili şirkete yaptığı başvuru sonrasında kendisine 24.700 TL tutarında ödeme yapılmış olup müvekkili şirketin poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, yapılan ödemeye rağmen işbu davaya açan davacının maddi kazanç sağlama niyetinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken tarafların kusur oranları,
teminat kapsamı dışında olan haller ve poliçe teminat limiti dikkate alınarak TRH 2010 ölüm tablosu ile %1,8 teknik faiz esas alınarak destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanarak müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan ödemenin güncellenmiş tutarının hesaplanacak olan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, ...'ya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
faiz başlangıç tarihi olarak müvekkili şirkete yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası kabul edildiği göz önüne alındığında dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ve davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına,
kazaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitler ve soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınan kusur raporu ile davacının desteğinin yolcu olduğu göz önüne alındığında kazanın oluşumunda davacının kusurundan söz edilemeyeceğine, hesap bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminat kapsamının ve miktarının belirlenmesinde esas alınması gereken hususlara aykırılık bulunmamasına, davalı ... tarafından davacıya yapılmış bir ödeme olmamasına, arka koltukta oturan davacının desteği için emniyet kemeri zorunluluğunun bulunmadığı dikkate alındığında, tazminattan bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmamasının doğru olmasına,
hükmolunan tazminata zaten dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine yönelik hüküm kurulduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ancak taşımanın hatır taşıması olduğunun kabul edilebilmesi için, taşınan kişiden ücret alınmaması ve taşıyanın taşınandan bir çıkarının bulunmaması unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
İşletenin veya sürücünün, araçta taşınandan, doğrudan doğruya ücret almasa bile taşımada, maddi veya manevi menfaati bulunuyorsa bu durumda hatır ilişkisinin varlığından söz edilemez.
Somut olayda, bu hususta ispat yükü üzerinde olan davalı vekili cevap dilekçesinde; hatır taşıması olduğuna ilişkin davaya konu kazada aynı araçta vefat eden ...'ın ve ...'ın akrabası ...'ın Bolu Cumhuriyet Savcılığına ait soruşturma dosyasında 17.10.2019 tarihli Olay Yeri İnceleme ve Ölü Muayene Tutanağı'nda ''...'in bizim köye yakın bir yerde lastikçi dükkanı var diye biliyorum. Kendilerinin ara ara görüştüklerini bilirim. Arkadaştırlar.
Muhtemelen davete giderken ...'i de Bolu İline götürmek üzere arabaya almış olabilirler.''şeklindeki beyanını ileri sürmüştür.Dosya kapsamına göre meydana gelen kazada davacının desteğinin de olduğu araçta üç kişinin olduğu ve üçünün de vefat ettiği anlaşılmaktadır. Soruşturma dosyasında yer alan beyanlar tahmine dayalıdır.
Bu durum taşımanın hatır taşıması olduğunu kabul etmek için yeterli değildir.Taşımanın sadece davacının desteğinin yararına olduğuna ilişkin delil bulunmamaktadır.Buna göre hatır taşıması ilişkisi ispat edilemediğinden hükmolunan tazminattan hatır indirimi yapılmaması gerektiği sonucuna ulaşılmış, bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1852, K. 2025/559, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama