KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi Karar Tarihi 19/03/2024
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/1921
- Karar no
- 2024/449
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11/02/2020
- Numarası
- 2015/1403 (E) - 2020/115 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.350 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemiz heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye (eski unvanı:... AŞ) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ... ait, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı tırın dorsesinde bulunan çelik saç yüklerini yol üzerine dökmesinin ardından müvekkiline ait ... plakalı aracın üzerine döküldüğünü ve araçta ağır hasar oluştuğunu, davalı sürücü hakkında başlatılan soruşturmanın devam etmekte olduğunu,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000 TL maddi tazminat ile 200.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile tüm davalılardan olay tarihi olan 11/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, geçici iş göremezlik tazminatı 6.839,30 TL, belgelenemeyen tedavi giderlerine ilişkin tazminat 2.000 TL, ulaşım gideri tazminatı 2.500 TL ve bakıcı gideri tazminatı 5.232 TL olmak üzere toplam 14.571,50 TL'nin davalılar .. ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 11/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumu, ihlal edilen şahsi hakkın niteliği, olayın oluş şekli, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gereğince 8.000 TL'nin manevi tazminat namı ile haksız fiil tarihi olan 11/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...' ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Davacı mirasçıları vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır.
Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmak; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek; bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir.
Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 4. maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.Davaya konu trafik kazası 11/09/2015 tarihinde gerçekleşmiştir.
Kazanın gerçekleşmesinde davalı sürücü %100 oranında asli kusurludur. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, kazanın oluş şekline, kusur durumuna, paranın alım gücüne ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğu, davacı için 100.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1921, K. 2024/449, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama