KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/2046
- Karar no
- 2024/1861
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30/6/2021
- Numarası
- 2018/573 (E) - 2021/445 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ya ait, davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın yaya konumundaki müvekkili ...'ya çarpması suretiyle meydana gelen kazada yaralandığını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL beden gücü kaybı ve 500 TL tedavi gideri olmak üzere 1.500 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden teminat limitini aşmamak üzere ilk başvuru tarihinden itibaren 15 gün sonrasından başlayacak temerrüt tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte,
50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş.
17/12/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği tazminat tutarını 8.634,42 TL'ye yükselterek davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 21/04/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 24/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalı ... vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince; dava ve talep artırım dilekçelerine göre maddi tazminat davasının kabulü ile 4.497,05 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.137,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000 TL tedavi gideri toplamı 8.634,42 TL’nin davalı ... yönünden 24/05/2018 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden 21/04/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine;
davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 7.500 TL manevi tazminatın 21/04/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
kusur bilirkişi raporundaki çelişki giderilmeden kurulan hükmün eksik incelemeye dayandığını, davacı için hükme esas alınan maluliyet raporunun haksız fiil tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edilmediğini, Yargıtay kararları doğrultusunda müvekkili kurum aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; belgeli mazeret dilekçelerine rağmen yokluklarında verilen kararın haksız olup adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini, meydana gelen kazada tüm kusur davacı yayada olup müvekkiline yahut araç sürücüsü diğer davalı ...’a atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını, dosya kapsamındaki raporlar haksız olup yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması taleplerinin haksız biçimde reddedildiğini, hükmolunan tazminatların fahiş olduğunu belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi, manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre; olayın kaza tespit tutanağındaki gibi olduğu bunun sonucunda, davacı yayanın %15, davalı sürücünün % 85 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Olay sonrasında hazırlanan kaza tespit tutanağındak yaya kusurlu belirlenmiş sürücüye kusur atfedilmediği görülmüştür. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı 2017/69827 soruşturma sayılı dosyasında 08/06/2017 tarihinde “kazanın müştekinin kusuruyla gerçekleştiği, müştekinin yaralanmasında sürücüye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı” gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiş ve kesinleşmiştir.
Dolayısıyla, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden hukuk hakimini bağlayan kesinleşmiş bir maddi olgunun varlığından bahsedilmeyecektir.
Bu nedenle dosya kapsamı ile oluşa uygun, somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi barındıran kusura ilişkin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin sağlık kurulu raporunun; kaza tarihinde uygun yönetmelik hükümlerine ve davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulmasına göre yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olduğundan, bu konulardaki davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre düzenlendiği ve tazminatın belirlendiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle davalılar lehine olan teknik faiz ile tazminat hesabı içeren aktüerya raporuna değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da ... (...) sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde ... tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır.
Bu durumda ...'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin geçici iş göremezlik zararından ve tedavi giderlerinden sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla, bu yöne ilişkin mahkemenin değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davalı ...na 11/05/2018 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür.Davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren temerrüde hükmedilmemesi yerindedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/2046, K. 2024/1861, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama