KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2022
- Dosya no
- 2021/2190
- Karar no
- 2022/171
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2021
- Numarası
- 2016/117 (E) 2021/691 (K
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Tazminat
Karar Metni
1.789 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, 25/05/2014 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortasıyla teminat altına alınan ve diğer davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın yaya kaldırımında bekleyen davacı ...'e çarparak bitkisel hayata girecek şekilde yaralanmasına sebep olduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalı araç maliki ve sürücüsü olan ... ve diğer davalı sigorta şirketinden.
SGK'nın sorumluluğunda bulunmayan 12.073,00 TL tedavi giderinin sözü geçen davalılardan; yine SGK tarafından karşılanmayan ve hastaneye ödenen 28.583,18 TL tedavi giderinin SGK'dan; (davacı baba ... için) 100.000,00 TL manevi tazminatın da davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacının maluliyete ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.597.586,47 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi limitle sorumlu olmak kaydıyla davalılar ... ve sigorta şirketinden kararda belirtilen faiz başlangıç tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, davacının bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.359.444,94 TL tazminatın davalı sigorta şirketi limitle sorumlu olmak kaydıyla davalılar ... ve sigorta şirketinden kararda belirtilen faiz başlangıç tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline,
davacının davalı SGK'ya yönelik davasının kabulü ile 28.583,18 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı SGK'dan tahsiline, davacının diğer davalılara yönelik 12.073,00 TL tedavi gideri talebinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın 25/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili, 31/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının çalışmaya başladığı dönemde asgari ücretin 2 katı üzerinden gelir elde edeceği kabul edilerek yapılan tazminat hesabı üzerinden davanın kabulüne karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu, SGK'nın sorumluluğunda bulunmayan tedavi, iyileştirme ve ulaşım gideri olan 12.073,00 TL'den araç sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalıların sorumlu tutulmamasının doğru olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın ise tatmin edici olmaktan uzak olduğunu.
Davalı SGK vekili ise; müvekkili kurumun SUT hükümleri doğrultusunda davacının tedavi gördüğü hastaneye ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini, SUT hükümleri doğrultusunda başkaca bir ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklı iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve SGK'nın sorumluluğunda olan tedavi giderleri ile SGK'nın sorumluluğunda olmayan tedavi giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.
1-Davalı SGK'nın istinaf başvurusunun değerlendirilmesi. 6111 sayılı Kanun'un 59. Maddesi ile KTK 98. maddesinde yapılan değişiklik ve geçici 1. maddesi gereği, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumludur. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, açıklanan madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumludur.
Belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve Kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan bilirkişi A.T. tarafından düzenlenen 16/08/2018 tarihli rapor ve ek rapor ile bilirkişi S.K.B. tarafından düzenlenen 12/05/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, SGK tarafından, davacının trafik kazası nedeniyle görmüş olduğu tedavisine ilişkin ...'a SUT hükümleri kapsamında ödeme yapıldığı, dava dışı hastanenin, SUT hükümleri kapsamında yapılan ödemeye ek olarak %200 oranında ek ücret talep etmek hakkı bulunduğu, davacı tarafından da kendisinden talep edilen işbu ek tedavi gideri olarak 28.506,19 TL'yi ödediği,
her ne kadar kaza tarihinden sonra KTK'nın 98. maddesinde, SGK'nın sorumluluğunun SUT hükümleri ile sınırlı olduğu yönünde değişiklik yapılmış ise de kaza tarihinde yürürlükte bulunan KTK'nın 98. maddesi uyarınca davalı SGK'nın sorumluluğu, SUT hükümleriyle sınırlı olmayıp, davacı tarafından hastaneye yapılan ödemenin tamamı üzerinden olduğu, bununla birlikte bilirkişi raporunda, yapılan tedavinin, yaralanmayla uyumlu ve zorunlu olduğunun da belirlendiği anlaşılmakla, davacı tarafın görmüş olduğu tedaviye ilişkin hastaneye yapmış olduğu ödemeleri, davalı SGK'dan isteyebileceği sonucuna varılmış olmakla;
davalı SGK'nın buna ilişkin istinaf itirazlarında isabet bulunmamaktadır. Ne var ki; davalı kurum harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi.
İlk derece mahkemesince emsal ücret araştırması yapıldığı, kaza tarihinde Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Bankacılık-Sigortacılık bölümünden mezun olan bir kişinin alabileceği aylık ücretin sorulduğu, gelen yazı cevaplarına göre 2021 yılı için bildirilen brüt ücretlerin ortalamasının brüt 3.637,50 TL; net ücretin ise AGİ dahil 2.868,80 TL olduğu,
bilirkişi raporunda bu miktarın üzerinde olacak şekilde hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin, asgari ücretin 2 katı üzerinden gelir elde edileceği kabul edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf başvurusunda isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, yukarıda açıklandığı üzere, davalı sigorta şirketi ve davalı araç sürücüsünün belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve Kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, davacı tarafın dava dilekçesine ekli belgelerden anlaşıldığı üzere tedavi, iyileştirme ve ulaşım gideri olarak sarf etmiş olduğu 12.073,00 TL tedavi giderinin (maluliyet oranına göre belgeye bağlanması beklenemeyecek ve kadri maruf olan giderler) sözü geçen davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken;
tedavi giderleri bakımından herhangi bir ayırıma gidilmeksizin yazılı gerekçelerle ret kararı verilmiş olması doğru olmamış, buna yönelik istinaf başvurusunun yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Ayrıca; kazanın gerçekleşme biçimi, davacının yaya kaldırımında iken yaralanmış olması, davalı tarafın tam kusurlu olması, davacının %100 oranında malul kalıp bir hayat boyu başkasının bakımına muhtaç olması ile kaza tarihindeki yaşı gözetildiğinde davacı baba için talep edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın tamamının hüküm altına alınması gerekirken eksik tazminata hükmedilmiş olması da doğru olmamıştır.
3-O halde, davalı SGK vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi ile istinaf başvurusunun harca hasren kabulüne, davacı vekilinin hesaplamaya esas alınan ücretin doğru bir şekilde tespit edilmediğine dair istinaf itirazının reddine, SGK'nın sorumluluğu kapsamında kalmayan tedavi giderleri ile manevi tazminata dair istinaf itirazlarının kabulüne, HMK 353/1-b/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında kararla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/2190, K. 2022/171, 1 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama