KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/235
- Karar no
- 2024/719
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 20/10/2020
- Numarası
- 2019/480 (E) - 2020/540 (K
- Davanın konusu
- Rücuen Tazminat
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün %100 kusuruyla neden olduğu trafik kazasında, müvekkili sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın pert olması nedeniyle, davacı sigorta şirketi tarafından belirlenen 9.472,65 Euro iktisap bedelinden, 4.243,70 Euro sovtaj bedeli, 300 Euro muafiyet düşüldükten sonra, dava dışı sigortalısına 4.928,95 Euro ödendiğini belirterek,
davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 670 TL karşılığı 111 Euro'nun mahsubundan sonra bakiye 4.817,95 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde oluşan hasar nedeniyle 670 TL ödendiğini, talep edilen işçilik bedelinin piyasa gerçeklerinden uzak biçimde pek aşırı belirlendiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 4.817,96 Euro maddi tazminatın fiili ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden TL karşılığının temerrüt tarihi olan 27/9/2018 gününden itibaren kamu bankalarınca Euro cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...
AŞ vekili dilekçesinde özetle; davaya konu kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından %50 kusur oranına göre 670 TL hasar tazminatı ödendiğini, dosya kapsamındaki itirazlar dikkate alınmadan yetersiz incelemeyle hukuka aykırı biçimde davanın kabulüne karar verildiğini; gerçek ve doğrudan zarardan sorumlu olan müvekkili şirkete yönelik fazlaya ilişkin pek aşırı taleplerin kabulü olanağının bulunmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerine göre öncelikli olarak eş değer parça kullanımı uygun görülerek,
yalnızca eş değer veya yeniden kullanılabilir parça ile onarım olanağının bulunmaması durumunda orijinal parça kullanılmasına olanak tanındığını, sigortacının anlaşmalı servislerinde geçerli tedarik ve işçilik tutarları ile sınırlı sorumlu olduğunun kabul edildiğini, faturanın dosyaya sunulmaması durumunda gerçek zararın KDV dahil miktar olduğunun kanıtlamanın fatura sunmayan tarafa ait olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemesi koşuluyla dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, kasko poliçesini düzenleyen davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın, davaya konu trafik kazasına kusuruyla neden olduğu ileri sürülen aracın ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.Makine mühendisi bilirkişi tarafından,
davacı tarafından dilekçeye eklenen "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı" Almanya Federal Cumhuriyetinde motorlu araç bilirkişi tarafından düzenlendiği anlaşılan rapor da değerlendirilerek düzenlenen raporda; davaya konu kaza nedeniyle davacıya kasko poliçesiyle sigortalı araçta oluşan hasarın, başka bir anlatımla davacının uğradığı gerçek zarar olan KDV dahil onarım bedelinin, Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan,
yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış; davalı sigorta şirketinin, davaya konu kaza nedeniyle oluşan Euro cinsi para karşılığı zarardan poliçe limitiyle sınırlı biçimde sorumlu tutulmasında ve hükmolunan tazminata 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde,
yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
14/5/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/235, K. 2024/719, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama