KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/295
- Karar no
- 2024/725
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/10/2018
- Numarası
- 2016/135 (E) - 2018/992 (K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi müvekkili davacı ... adına kayıtlı ... plakalı minibüsün 7/7/2014 günü neden olduğu kazadan ötürü, davalı ... tarafından ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle ödenen 3.212 TL'nin tahsili için davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, kazadan sonra sürücünün olay yerini terk etmesinin rücu talebinin bulunulması için yeterli olmadığını ileri sürerek, davacının İstanbul ...
İcra Dairesinin ... (E) sayılı takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, haksız icra takibi nedeniyle davalı ... aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davacı ...'in İstanbul ... İcra Dairesinin ...
(E) sayılı takip dosyasında talep edilen alacaktan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, takip kötüniyetli olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle.
Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f bendi uyarınca bedeni hasara neden olan trafik kazalarında dahi olay yerini terk etmenin ancak tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşlarına gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde mümkün kılındığını, mevcut olayda ise sigortalı davacının %100 kusuruyla hasar meydana getirip herhangi bir zorunluluğu bulunmadan keyfi olarak olay yerini terk ederek, kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne de aykırı davrandığını.
Türk Ticaret Kanununun 1292'nci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğü kasten yerine getirilmez ve iyiniyet kurallarına aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir husus sanki oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar edilirse ispat külfetinin yer değiştireceğini, bu durumda oluşan rizikonun temin içinde kaldığının ispat külfetinin sigortalıya geçeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, davacı sigortalının, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinin trafik kazası nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı, rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibinden ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı ... ile davalı ... arasında ... plakalı minibüse ilişkin, 13/12/2013 başlangıç, 13/12/2014 bitiş tarihli ZMSS poliçesinin 13/12/2013 günü akdedildiği; kolluk tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğine göre sürücüsü saptanamayan davacıya sigortalı ... plakalı minibüsün 7/7/2014 günü karıştığı kazada ...plakalı kamyonetin hasar gördüğü; davalı ... şirketinin ise hasar nedeniyle ödediği 3.212 TL asıl alacak, 368,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.580,28 TL'nin rücuen tahsili için davacıya karşı İstanbul ...
İcra Dairesinin ... (E) sayılı dosyasıyla 15/10/2015 günü icra takibine başladığı anlaşılmıştır. Somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında (KMAZMSSGŞ) öngörülen sigortalıya rücu koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında (KMAZMSSGŞ) düzenlemeye tabi tutulmuştur.
Bu tür davalarda KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri sürme olanağı bulunmayan sigortacı, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Davacı ile davalı arasında düzenlenen ZMSS poliçesinin akdedildiği tarih ile davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan KMAZMSSGŞ'nin, "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4'üncü maddesinde, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali rücu nedeni olarak sayılmamıştır.
Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409'uncu maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması durumu poliçenin yürürlükte olduğu ve davaya konu kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan KMAZMSSGŞ'nin, "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4'üncü maddesi uyarınca rücu nedeni olmadığı,
buna göre de TTK'nin 1409'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca sigortacıda olan ispat yükü yer değiştirmediğinden; davanın kabulüne, davacı sigortalının İstanbul 2'nci İcra Dairesinin... (E) sayılı takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/295, K. 2024/725, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama