KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2021
- Dosya no
- 2021/302
- Karar no
- 2021/268
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2020
- Numarası
- 2016/66 (E) 2020/630 (K
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.344 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 30/06/2015 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin çarpışması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını belirterek 5.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan. 50.000,00-TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi haricinde kalan davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili ve diğer davalı ... Ltd.
Şirketi vekili davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ilk dava dilekçesinde dava konusu yapılmayan alacak kalemlerinin yeni bir dava açılmaksızın kısmi ıslah suretiyle mevcut talebe eklendiği, ilk dava dilekçesinde bahsedilmemiş olan kask, ayakkabı, motosiklet bedeli, mont bedelleri ve geçici iş göremezlik zararları yönünden dava dilekçesindeki maddi zarar kalemlerinin kısmi ıslah suretiyle genişletildiği,
bu alacak kalemlerinin ıslah yoluyla davaya eklenemeyeceği gerekçesiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulüyle, 300,00-TL yol giderinin kararda belirtilen faiz başlangıç tarihinden itibaren davalılardan tahsiline, belgeli tedavi giderlerinden kaynaklı sorumluluğun SGK'da olması nedeniyle talebin reddine, sürekli iş göremezlik zararı yönünden davanın reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile.
10.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricinde kalan davalılardan kararda belirtilen faiz başlangıç tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili; alacak kalemleri açıklanmış olmasına rağmen taleplerinin mahkemece usule aykırı bir şekilde reddedildiğini, takdir edilen manevi tazminatın da düşük kaldığını, manevi tazminat bakımından karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla olduğunu, kabul şekli bakımından da maddi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1-Maddi tazminat davasına ilişkin yapılan değerlendirme. Öncelikle özel sağlık sigortası tarafından karşılanmayan belgeli tedavi giderlerinden olan hastane masraf farkına ilişkin sorumluluğun SGK'ya ait olması nedeniyle bu talebin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Buna yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. Diğer talepler bakımından yapılan değerlendirmede ise.
Davacı vekili dava dilekçesinin açıklamalar kısmının 3 nolu bendinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi giderleri, ilaç, ... sürekli iş gücü kaybı, çalışamamaktan mütevellit yoksun kalınan gelir ve kayıplar, yol gideri ve benzeri kalemlerden olmak üzere maddi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece davacıdan bu talebine açıklık getirmesinin istenildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde verilen 13/03/2020 tarihli dilekçe ile benzeri kalemler denilmek suretiyle talep edilen maddi tazminat istemine açıklık getirildiği,
bu minvalde olmak üzere geçici iş göremezlik tazminatı, ... marka kask, ... marka mont, ayakkabı, hastane taksi ücreti, özel sağlık sigortasının karşılamadığı hastane masraf farkı, sigorta şirketinin eksik ödediği motosiklet bedeli olmak üzere toplam 26.341,64 TL şeklinde talepte bulunulduğu görülmektedir. Öncelikle dava dilekçesinde sürekli iş göremezliğe ilaveten çalışamamaktan kaynaklı gelir kaybı talebinden kastedilen, geçici iş göremezlik tazminatıdır.
Mahkemenin dava dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmadığına dair kabul şeklinde isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan dava dilekçesinde benzeri kalemler şeklinde talep edilen maddi tazminat talebine süresi içerisinde açıklık getirildiğine göre davaya yabancı nitelikte olmayan maddi tazminat talebi içinde değerlendirilebilecek bu zarar kalemleri hakkında bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken usule aykırı bir şekilde talep sonucunun ıslah yoluyla genişletilemeyeceği gerekçesiyle usulden ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki davacının davasını, bir kısım taleplere hasretmiş olması halinde dahi sözü geçen zarar kalemleri bakımından talep sonucunu kısmi ıslah yoluyla genişletmesine usulen bir engel bulunmamaktadır.
O halde, davacı vekilinin 13/03/2020 tarihli dilekçesinde bildirdiği kask, mont, ayakkabı bedelleri yönünden bilirkişi raporu alınıp SGK tarafından yapılan ödemelerin rücuya tabi ödeme olup olmadığı sorulduktan sonra geçici iş göremezlik talebi bakımından ve ayrıca eksik ödenen araç hasar tazminatı istemi yönünden davalı trafik sigortacısı ile davacı arasında yapılan hasar bedeline ilişkin ibralaşmanın,
KTK 111. maddesi de göz önünde bulundurularak gerek davalı ... ve gerekse TBK 168/2. maddesi uyarınca bunun diğer müteselsil borçlulara etkisi yönünden bir değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat davasının yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Kabul şekli bakımından da maddi tazminat davasında tarifenin 13/3. maddesi uyarınca davalı lehine, davacı için belirlenecek vekalet ücretini geçemeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davacı için vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. 2-Manevi tazminat davası bakımından yapılan değerlendirme.
Dosyada mübrez 30/07/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre kalıcı maluliyetin bulunmadığı, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgelere göre manevi tazminatın takdirinde caydırıcılık ilkesi, tarafların mali ve sosyal durumu, kaza tarihindeki paranın alım gücü ve hak ve nesafet ilkesine uygun bir değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuş olmasına göre davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.
Ne var ki manevi tazminat davalarında tarifenin 10/2. maddesi uyarınca davalı için hükmedilecek vekalet ücreti davacı için hükmedilen vekalet ücretini geçemeyecek olmasına rağmen daha fazla olacak şekilde vekalet ücretine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle, davacı vekilinin manevi tazminat davasında bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerindedir.
3-Yukarıda açıklanan nedenlerle, maddi tazminat davası yönünden HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, manevi tazminat davası bakımından ise HMK 353/1-b/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/302, K. 2021/268, 25 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama