KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Dosya no
- 2021/472
- Karar no
- 2023/1603
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09/11/2020NUMARASI : 2019/839 (E) - 2020/548 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 30/11/2023
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dış...nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davalı ...'a ait davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın soluna çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası oluştuğunu, müvekkilin aracında oluşan ve ödediği tamirat gideri ile araçta meydana gelen değeer kaybının ödenmesi için davalı ...
Sigorta AŞ'ye başvuruda bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin teminat dışı bir durum olduğundan bahisle kendilerine herhangi bir ödeme yapılmayacağının beyan edildiğini, araçta oluşan 9.000 TL değer kaybı ile 7.917,80 TL tamirat masrafları olmak üzere toplam 16.917,80 TL zararın 06/12/2017 kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkiline Zorunlu Karayolu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ve sigortalıların kusuruyla sınırlı olduğunu, dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvuru yapılmamış olduğundan davanın reddini, değer kaybı zararı tespit edilirken 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Poliçesi Genel Şartları ekinde yer alan formülün dikkate alınması gerektiğini ve Adli Tıp Kurumundan (ATK) bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 426 TL değer kaybı ile 7.917,80 TL hasar onarım bedeli olmak üzere toplam 8.343,80 TL'nin kaza tarihi olan 06/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı....Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada mevcut kazaya ilişkin evrakların incelenmesinden müvekkili şirkete sigortalı aracın bakım onarım için bırakıldığı tamirat sonrası test sürüşü esnasında servis çalışanının çarpması sonucu kaza meydana geldiğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) uyarınca kazadan sorumlulukları bulunmadığını, kaza tarihinden itibaren işletilen faiz üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, tehiri icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
KTK'nin 104. maddesinde “Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım - satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir” hükmünü amirdir.
Eldeki davada davalı ...'a ait diğer davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın kaza anında sürücüsünün aracın bakım için bırakıldığı süreçte test sürüşü esnasında dava dışı üçüncü kişi olduğu yönünde davalı sigorta şirketinin itirazı olsa da, dava dosyasında mevcut kaza tespit tutanağında sürücünün ...olarak yazıldığı ve ...'nın kaza tespit tutanağındaki beyanında aracıyla çarptığını imza altına aldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda davalı sigorta şirketi sürücüye ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.
Mahkemece hükme esas alınan 18/04/2020 tarihli HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun, denetime elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.KTK'nin 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketi rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bir başka deyişle, sekizinci iş gününün bitiminde davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüş olmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; hasar dosyasından anlaşıldığı üzere, davacı tarafça, dava öncesinde maddi tazminatının ödenmesi için davalı sigorta şirketi'ne 12/01/2018 tarihinde başvuru yapılmıştır. Bu durumda, sekizinci iş gününün bitimi olan 25/01/2018 temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerindedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/472, K. 2023/1603, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama