KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/480
- Karar no
- 2024/379
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13/11/2020
- Numarası
- 2018/1028 (E) - 2020/729 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
929 kelime·5 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 6.643,18 TL geçici iş göremezlik tazminatının 20/7/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle.
6111 sayılı Kanun ile Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı kapsamında olan geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumlu olduğunu, davacının birlikte (müterafik) kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: 25/2/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/2/2011 gün ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen KTK 98'inci maddesinde trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet
bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı öngörülmüştür.
Motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen sigorta şirketleri ile işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülükleri 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Diğer bir anlatımla KTK'nin 98'inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk davalı SGK'ye geçmiştir.Bununla birlikte hemen belirtmek gerekir ki, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen KTK'nin 98'inci maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur.
Belgeye dayanmayan tedavi giderleri (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir.
Diğer yandan; her ne kadar 1/6/2015 günü yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.b maddesinde, tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararının kapsayan sağlık giderleri teminatının SGK'nin sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de.
6111 sayılı Kanun ile değiştirilen KTK'nin 98'inci maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ile tedavi yol gideri gibi belgesiz tedavi giderleri sayılmamıştır. Bu durumda, SGK'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemeyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma yeteneği bulunmamaktadır.
Bu durumda belgeli olmayan tedavi giderleri ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan zarardan SGK sorumlu olmayıp zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.
Bu itibarla eldeki davada, geçici iş göremezlik tazminatından, sürücüsünün kusuruyla kazaya karışan ... plakalı otomobilin ZMSS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. [Aynı yönde Yargıtay 4'üncü Hukuk Dairesinin 2021/11627 (E) - 2022/6346 (K) sayılı kararı ve benzer nitelikteki diğer kararları] Mağdurun, makul bir insandan beklenen davranışta bulunmayarak zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmasına birlikte kusur denilmektedir.
(Prof. Dr. M.Kemal Oğuzman, Prof. Dr. M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Genişletilmiş 11'inci bası, 2'nci cilt, sayfa 120) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan birlikte (müterafik) kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 52'nci maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu durum ve koşullar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.
Zarar görenin birlikte kusurunun varlığının saptanması durumunda hesaplanan tazminattan; somut olayın özellikleri ile oluş biçimi ve zarar görenin zararın artmasına neden olan kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek, tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiği gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasına eklenen belgelerin incelenmesinde, davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı dava dışı ..'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin sola dönmek için manevraya başladığı sırada aynı yönde gerisinde seyreden davacı ...'in yönetimindeki ... plakalı motosikletin seyir istikametini kapatması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında, yere düşen motosiklet sürücüsü davacının sağ kolunda kemik kırığına neden olacak biçimde yaralandığı anlaşılmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150'nci maddesi uyarınca, koruma başlığı (kask) bulundurmaları ve kullanmaları zorunlu olan motosiklet sürücülerin ve yolcularının, dizlik ve kolluk bulundurmaları ve kullanmaları zorunlulukları bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta ise kolluk tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında motosiklet sürücüsü davacının koruyucu tertibat olarak kask takıp takmadığına ilişkin bölümün "belirsiz" biçiminde işaretlenmesine karşın, trafik kazası sonucu sağ humerus şaftında oblik kırık oluşacak biçimde yaralanan davacının, yaralanması ile koruma başlığı takmaması arasında nedensellik bağı bulunmadığı, diğer bir anlatımla koruma başlığı takmasının, oluşan yaralanma bakımından sonuca etkisinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmolunan tazminattan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
5/3/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/480, K. 2024/379, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama