KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2022
- Dosya no
- 2021/496
- Karar no
- 2022/600
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/11/2020
- Numarası
- 2013/548 Esas - 2020/666 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 54. ve 56. maddeleri kapsamında, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince.
"1-Davanın Kısmen Kabul kısmen reddi ile Maddi Tazminat bakımından 15.638,24 TL sürekli iş göremezlik ve 3.177,98 TL estetik masrafı olmak üzere toplam 18.816,22 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Alacağın 15.638,24 TL lik kısmına davalı sigorta yönünden 17.04.2013 tarihinden diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 13.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 3.177,98-TL'lik kısmını 31.12.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Manevi Tazminat Bakımından 8.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden alınarak davacıya verilmesine,
Alacağa olay tarihi olan 13.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,... 8-Davalı ... Sigorta A.Ş. lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 9-Davalı ... lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takdir edilen tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, davacının herhangi bir mesleği olmadığı halde asgari ücretin iki katı üzerinden hesaplama yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, müvekkiline yüklenen kusur oranının fazla olduğunu, ayrıca, davacının kazaya karışan aracın ön koltuğunda ve emniyet kemeri takmadan oturduğunu, meydana gelen zarardan davacının kusurunun da bulunduğunu;
maddi ve manevi tazminatın reddedilen her bir kalemi için davalı müvekkili lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken, tek bir vekalet ücreti takdir edilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından 13/03/2012 tarihinde, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile davalı ...
Sigorta AŞ.'nin ZMS sigortacısı, davalı ...'ın maliki ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın kaza yapması neticesinde, davacının yaralandığı; işbu davada davacı tarafça maddi ve manevi tazminat talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan 20/04/2015 ve 08/08/2016 tarihli bilirkişi raporlarında; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ın %75 oranında 1. derecede, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün ise %25 oranında 2. derecede kusurlu oldukları mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunun kusur yönünden yapılan incelemesinde; raporun, trafik kazası tespit tutanağında belirtilen oluşa uygun, ceza dosyasındaki bilirkişi raporuyla örtüştüğü, hüküm ve denetim kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin kusura yönelik itirazı kabule şayan görülmemiştir.
Yine Mahkemece karara dayanak yapılan 04/03/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının çalışma gücünden %2,1 eksilme meydana gelmesi sebebiyle, emniyet kemerinin takılmaması dikkate alınarak müterafik kusur indirimi ve davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin yasal faizi ile güncellenerek indirilmesinden sonra talep edebileceği toplam güç kaybı zararının 15.638,24 TL olduğu.
03/11/2017 tarihli raporda ise; davacının yüzünde sabit iz oluşması nedeniyle estetik müdahale yapılabilmesi için gerekli harcamanın KDV dahil toplam 3.972,48 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporlarının yapılan incelemesinde; raporların, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, raporlarda herhangi bir hatanın bulunmadığı, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varıldığından davalının bu yöne ilişkin itirazları da yerinde görülmemiştir. Ayrıca, müterafik kusur yönünden de bilirkişi raporunda tazminattan %20 oranında indirim yapıldığından, bu yöndeki itirazda da isabet bulunmamaktadır.
Kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği ve %2.1 oranındaki kalıcı maluliyeti, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde. Mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun ve makul olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, manevi tazminat miktarına yönelik itiraz da kabul edilmemiştir.
Davalı vekilinin reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki itirazına gelince; maddi ve manevi tazminat davaları ayrı davalar olduğundan, reddedilen maddi tazminat miktarı nedeniyle, vekil ile temsil olunan davalılar ...
Sigorta AŞ. ile ... lehine tek bir vekalet ücreti; reddedilen manevi tazminat miktarı nedeniyle davalı ... lehine ayrı bir vekalet ücreti verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yerinde görülmüştür. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/496, K. 2022/600, 29 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama