KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/527
- Karar no
- 2024/378
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 2/12/2020
- Numarası
- 2017/9 (E) - 2020/794 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne 136.821,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.934,44 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam, 147.755,53 TL maddi tazminatın 8/8/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun yönetmelik kapsamında yetkilendirilen sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmediğini; maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilerek Adli Tıp Kurumundan (ATK) rapor alınması gerektiğini; sürücü belgesi bulunmayan dava dışı sürücünün yönetimindeki araçta yolculuk eden davacı lehine hükmolunan tazminattan, birlikte (müterafik) kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davacı ...'nin, 29/5/2014 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranı ile iyileşme süresinin, 5/7/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2'nci maddesi uyarınca adlî tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildirmek görevi bulunan, Adli Tıp Kurumu 2'nci İhtisas Kurulunun 22/1/2020 gün ve 774 sayılı raporuyla,
amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içeren ve haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içerdiğinden tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi karşısında davalı ... vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Mağdurun, makul bir insandan beklenen davranışta bulunmayarak zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmasına birlikte kusur denilmektedir. (Prof. Dr. M.Kemal Oğuzman, Prof. Dr. M.
Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Genişletilmiş 11'inci bası, 2'nci cilt, sayfa 120) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan birlikte (müterafik) kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 52'nci maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu durum ve koşullar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.
Zarar görenin birlikte kusurunun varlığının saptanması durumunda hesaplanan tazminattan; somut olayın özellikleri ile oluş biçimi ve zarar görenin zararın artmasına neden olan kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek, tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiği gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasına eklenen belgelerin incelenmesinde ise; davacının sürücü belgesi bulunmayan ...'nin yönetimindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmayan ... plakalı kamyonette arka koltukta yolculuk yapmakta iken, sürücü belgesi bulunmayan adı geçen sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle gerçekleşen trafik kazasında yaralandığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; kazanın oluşumuna nedensellik bağı içinde katkısı bulunmayan, ancak davacının yaralanmasını artıran, diğer bir anlatımla davacıdan kaynaklanıp zararın artmasına neden olan birlikte kusur olarak değerlendirilecek olgu bulunmadığı gibi çay toplama işinde çalışan Gürcistan uyruklu davacı ...'nin, ... plakalı kamyoneti süren ...'nin sürücü belgesinin olduğunu bildiği de kanıtlanmadığından, adı geçen davacı lehine hükmolunan tazminattan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/527, K. 2024/378, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama