KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/70
- Karar no
- 2024/265
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/9/2020
- Numarası
- 2018/395 (E) - 2020/461 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 11.000 TL araç değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine. 2.360 TL araç kiralama tazminatının davalı ... alınarak davacıya verilmesine; davalı ... AŞ'ye karşı açılan araç kiralama bedeli talebinin, teminat kapsamı dışında olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...
AŞ vekili dilekçesinde özetle; ıslahla arttırılan maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, uzamış zamanaşımının somut olaya uygulanmasının hatalı olduğunu; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan kusur tespitinin hatalı olduğunu; dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında yer alan hem kusur tespiti hem de değer kaybına ilişkin çelişkilerin giderilmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davaya konu trafik kazasının 6/1/2015 günü meydana gelmesi, eldeki araç değer kaybı ve araç yoksunluk gideri tazminatı istemine ilişkin davanın ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 107'nci maddesinin 1'inci fıkrasında ön görülen 2 yıllık zamanaşımı içerisinde 17/10/2016 günü açıldığının anlaşılması karşısında davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş; kusura ilişkin bilirkişi raporunda davalı ...
AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı işleten ... 'a ait ... plakalı araç sürücüsü ... yönetimindeki araçla 1,07 promil oranında alkollü biçimde seyir halinde iken hızını kullandığı aracın teknik özelliklerine göre ayarlamaksızın, takip mesafesini korumadan hareket ederek trafik yoğunluğu nedeniyle önünde durmakta olan davacıya ait ... plakalı araca arkadan çarpması nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, böylece davacıya ait otomobil ile davalı ...'a ait, davalı ...
AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı otomobilin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı kabul edilmiş; davaya konu olay nedeniyle Bakırköy 40'ıncı Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2016/64 (E) sayılı davada davalı ...
AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı araç sürücüsü ... asli derecede tam kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı otomobilin sürücüsü ... ise kusursuz olduğunun belirtilmesi, yukarıda açıklanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun bildirilmesi karşısında, davalı ...
AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek uygulama yapılmasından isabetsizlik bulunmadığı analaşıldığından, davalı ...
AŞ vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü, raporlar arasında kusur yönünden çelişki olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin kusura ilişkin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.Bilirkişiler tarafından düzenlenen ek raporda, davacıya ait otomobilde oluşan değer kaybının, davaya konu otomobilin marka, model yılı, tip ve sınıfı değerlendirilerek, kazadan önceki piyasa sürüm değeri ile onarılmış durumdaki piyasa değeri arasındaki fark gözetilerek,
piyasa koşullarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişilerin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
20/2/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/70, K. 2024/265, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama