KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/761
- Karar no
- 2024/322
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/09/2020
- Numarası
- 2016/702 (E) - 2020/446 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.431 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'a ait davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yurt dışında yaşaması sebebiyle aracının tamiri için yurt dışına çıktığı sırada araçta meydana gelen hasarı yetkili eksper vasıtası ile tespit ettirdiğini, araçta 2.593,51 Euro hasar tespit edildiğini, 524,41 Euro eksper ücreti olmak üzere toplam 3.117,92 Euro ödeme yapıldığını, bakiye 2.831,92 Euro alacağın tahsil tarihindeki TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen, davalılar ...
Sigorta AŞ ve ...'den kaza tarihinden, davalı ... için 15/02/2016 tarihinden itibaren tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, 2.319,67 Euro'nun 3095 sayılı Yasanın 4a maddesi uyarınca davalı ... yönünden kaza tarihi olan 26/08/2015 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 15/02/2016 tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar kamu bankalarınca Euro cinsi yabancı paraya uygulanan en yüksek faiz oranın uygulanması ile fiili ödeme tarihinden T.C.
Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden belirlenecek Türk Lirası karşılığının (davalı ... Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve müvekkiline 286 Euro karşılığı TL ödemede bulunulduğunu, dava dilekçesinde talep ettiği hasar bedeli ve ekspertiz ücreti miktarları üzerinden davanın kabul edilmesi karşısında davanın kısmen değil tamamen kabulüne hükmedilmesi gerektiğini, masraf ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda varsayımlara dayalı olarak kusur tespiti yapılmış olup raporun denetime elverişli olmadığını, davaya konu araçta meydana gelen hasar sonucu tespit edilen miktarın fahiş boyutta ve kabul edilebilirlikten uzak olduğunu, kazaya karışan araçların kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu tarafından tespiti gerektiğini, bilirkişiler tarafından davaya konu aracın model, motor bilgileri ve yapım yılı esas alınarak birden fazla aracın karşılaştırmalı olarak fiyatları belirtilmeli ve ortalama bir değerin ortaya konulması gerektiğini,
hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacı tarafça dava öncesi alınan ekspertiz raporunun tekrarı niteliğinde olduğunu, ekspertiz rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkil sigorta şirketi kendi aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası nedeni ile düzenlenen Kaza Tespit Tutanağında; davalıya sigortalı aracın sürücüsünün geri geri giderken davacının aracına çarptığını beyan ederek tutanak imza altına alınmıştır.
Mahkemece aldırılan kusura ilişkin kök raporda davalıya sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kuralını ihlal ettiği nedenle %100 kusurlu olduğu, davacının ise meydana gelen kazada kusursuz olduğu belirtilmiştir. Kusura yönelik bilirkişi raporunun olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin kusur raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.
Aynı bilirkişi tarafından hasar bedeline ilişkin kök ve ek raporda yapılan tespitte dosyada bulunan evraklar, ekspertiz raporu ve fotoğrafların detaylı incelenerek yine de aracın fiziki olarak incelenmemiş olması sebebiyle değişecek parçalar hususunda kesin bir kanaat oluşmadığı, örneğin; aracın sol far kısmı, alınan eksper raporunda yeni olarak belirtilmiş olsa da aracın sökülmediği raporda belirtilmiş ve sol far hasarı gerek fotoğraflarda net olarak görülmediğinden gerekse araç sökülmediğinden değişip değişmeyeceğine kanaat getirilmediği, aracın yurtdışında tamiratının yapıldığına dair bir faturanın da bulunmadığı,
hasarın yurtdışında giderilecek ve alınan eksper raporundaki tüm parçaların değişecek ve aracın kazadan önceki haline getirilecek olması durumunda, yapılacak olan masrafın eksper raporu ile aynı oranda olacağı, bunun sebebinin ise eksper raporunun, hasarlı olan aracın markasının tüm bayilerinde de aktif olarak kullanılan audatex sistemi üzerinden tanzim edilmiş olması olduğu, gerek parçaların güncel fiyatları gerekse işçilik saat ücretlerinin bu sistem üzerinden belirlendiği,
eksper raporunda yazılı parçalar ve onarım işçilikleri üzerinden yapılan değerlendirmede toplam KDV dahil hasar bedelinin 2.593,51 Euro yani 8.753,36 TL olacağı, eksper ücretinin ise KDV dahil 524,41 Euro yani 1.769,94 TL olacağı yönünde tespit yapılmıştır.
Dosya kapsamında hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun aracın hasarlı parçaları, eksper raporu dikkate alınarak, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlettirilen ekspertiz raporunda herhangi bir parça değişiminin olmayarak sadece onarım işlemi yapılması doğrultusunda hasar bedeli belirlenmesi,
ancak davacı tarafın dosyaya sunduğu tercüme edilen ekspertiz raporunda sigorta şirketinin onarımının yapılması gereken kısımlara ilaveten bir kısım parçaların değişiminin de uygun olduğunun belirtildiği ve eksper raporunun audatex sistemi üzerinden hazırlanması sebebiyle bilirkişi tarafından gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.
Yurt dışında yaşayan ve geçici olarak getirdiği aracı Türkiye'de trafik kazası sonucunda hasara uğrayan davacının, aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağından araç maliki, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir.
Davacının trafik kazasından sonra Almanya'ya döndüğü, orada araçtaki hasarın tespitine ilişkin olarak ekspertiz raporu alındığı, aracın Almanya'daki tamir bedelinin kanıtlanması için gerekli eksper giderine yargılama gideri olarak hükmedilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin dava dilekçesindeki talebi davalı sigorta şirketi tarafından başvuru üzerine ödeme yapılan kısım düşüldükten sonraki bakiye hasar bedeli tazminatı ve 524,41 Euro eksper raporu ücretidir. Davacı vekili taleplerini 2.831,92 Euro olarak belirtmiştir. Davacının dava dilekçesi ve istinaf başvuru dilekçesindeki beyanı göz önüne alındığında bakiye hasar tazminat talebi 2.307,51 Euro'dur.
Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince davacının talebi aşılarak 2.319,67 Euro hasar bedeline hükmedilmesi doğru olmasa da istinaf eden tarafın sıfatına göre bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Davacı tarafın talebi ve ilk derece mahkemesince verilen karar değerlendirildiğinde davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerindedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/761, K. 2024/322, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama