KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/784
- Karar no
- 2024/510
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30/12/2020
- Numarası
- 2016/11 (E) - 2020/978 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı otomobilin, yönetiminde seyir halinde bulunduğu ... plakalı motosiklete çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararı nedeniyle 9.000 TL, motosikletinde oluşan hasar nedeniyle 3.000 TL, tedavi süresince harcadığı ilaç, yol ve hastane giderleri nedeniyle 470 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe kapsamı dahilinde olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline.
5.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilesini talep etmiş. 6/2/2015 günü sunduğu dilekçeyle tedavi masrafları talebi yönünden davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Genel Müdürlüğü'nü davaya dahil etmiş; vekili tarafından 30/12/2019 günü sunulan dilekçeyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 24.459,12 TL'ye, kaza nedeniyle motosiklette oluşan hasar bedeli tazminatını 3.315 TL'ye yükseltmiş.
5.000 TL manevi tazminatı da davalı ...dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ, SGK ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran SGK Genel Müdürlüğü vekili dilekçesinde özetle; davaya dahil yoluyla taraf sıfatının kazanılması olanağı bulunmayan müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nin 119'uncu maddesi uyarınca dava bir dilekçeyle açılır.
Dava dilekçesinin içeriğinde, aynı kanun'un 119'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca mahkemenin adı; davacı ile davalının adı, soy adı ve adresleri; davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; varsa tarafların kanunu temsilcileri ve davacı vekilinin ad ve soyadlarıyla adresleri; konusu mal varlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değeri; davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri; iddia edilen her bir vakıanın hangi kanıtlarla ispat edileceği; dayanılan hukuki sebepler ile açık bir biçimde talep sonucuna yer verilmesi;
davacının (varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin) imzasının bulunması zorunludur. Anılan maddenin 2'nci fıkrası gereğince dava dilekçesindeki davacı ve davalının ad, soyad, adresinde; davacının kimlik numarasıyla; varsa kanuni temsilci ve vekilinin ad, soyad ve adresinde, açık biçimde talep sonucunda ve davacının imzasında eksiklik bulunması durumunda hâkim eksikliğin tamamlanması için davacıya 1 haftalık kesin bir süre verilir.
Davacı süresi içinde eksikliği tamamlarsa, davaya devam edilir; aksi takdirde yanı eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, eldeki davada ise davacı vekili dava dilekçesinde davalı olarak yalnızca ... ile ... Sigorta AŞ'ye yer vermiştir.
Bu itibarla görülmekte olan bu davada kendisine karşı HMK'nin 119 vd. maddeleri uyarınca yöntemine uygun biçimde dava açılmaması nedeniyle dilekçesine karşı cevap dilekçesi vermesine ve davayı takip etmesine gerek olmayan davalı SGK lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/784, K. 2024/510, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama